Untitled Document

MAKÂLE........... MİSYONERLİK FAALİYETLERİ

Misyonerlik faaliyetleri, günümüzde değişik bir şekle büründü. Bu faaliyetlerin yan bir ürünü olan “Dinlerarası Diyalog”un devamlı gündemde tutulması da bu değişikliğin bir parçasıdır. Daha önce sadece dinî yönden tehlike teşkil eden bu faaliyetler, ülke güvenliği açısından da ciddî tehlike oluşturmaya başladı. Bunun farkına varan devlet kuruluşlarımız ve istihbarat birimlerimiz karşı atağa geçerek tehlikeyi bertaraf edecek ciddî tedbirler almaya yöneldiler. 
Tarihte Afrika’ya yönelik ilk misyonerlik hareketleri, bu hareketin sadece bir din telkini olmaktan çok siyasî, sosyal ve ekonomik amaçlarla bir inanç ve kültür coğrafyası oluşturma teşebbüsü olduğunun en açık göstergesidir. Kenya’nın ilk başbakanı olan Jomo Kenyatta (1889-1978), misyonerlerin gâyesini çarpıcı bir biçimde şöyle özetler:
“Hıristiyanlık Afrika’ya geldiğinde Afrikalıların toprakları, madenleri; Hıristiyanların ise ellerinde sadece İncilleri vardı. Hıristiyanlar bize gözlerimizi kapayarak duâ ve ibâdet etmemiz gerektiğini telkin ettiler. Gözlerimizi açtığımızda onlar bizim topraklarımızı, madenlerimizi, biz de onların İncillerini almıştık. Onların elinde topraklarımızın tapuları, bizim elimizde İncil vardı...” Bu sözler siyasî bir nutuk değil, tarihî bir gerçektir. 
Her şeyden önce bir Hıristiyanın Müslüman olması kolaydır, ancak bir Müslümanın Hıristiyanlaşması kadar zor bir şey yoktur. Bunun için hiçbir misyoner, doğrudan bir Müslümana ben seni Hıristiyanlaştırmaya geldim, demez. Onun inancından ve kültüründen bir şeyler koparmaya çalışır. Argümanlarından bâzı örnekler vermek gerekirse... En çok kullandıkları argüman, Hıristiyanlığın kendi mensuplarını ileri götürdüğü, buna karşılık İslâmın geri bıraktığı iddiasıdır. Tabiî az çok tarih okuyan bunun yanlış olduğunu bilir. Rönesans, reform ve aydınlanma hareketlerinin Hıristiyanlığa bir tepki olarak ortaya çıktığını herkes bilir. İleri olduğu iddia edilen batılı düşünce, Hıristiyanlıktan uzaklaştıkça özgürleşmiştir! Aynı şeyleri İslâm için söylemek mümkün değildir. 
Eğer sizin muradınız dîninizi tebliğ etmek ise ve eğer gâyeniz Hazret-i İsa’ya îmânı sağlamak ise neden önceliği, dinsiz, ateist, uyuşturucu bağımlısı, satanist vs. gibi pek çok sapıklıklara saplanmış insanlara vermiyorsunuz da, dünyanın en uzak ülkelerindeki Müslüman gençlere yöneliyorsunuz?       

 Mehmet Oruç TÜRKİYE GAZETESİ



Erkek: İrfan - Kız: Nilüfer - Yemek: Erişte çorbası, Z. yağlı barbunya, Pilav, Revani.

Featured Image 01