ŞİİR......... ZİNDANDAN MEHMED’E MEKTUP
Zindan, iki hece Mehmed’im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de; “Geri adam!” boynunda yafta.
Hâlimi düşünüp, yanma Mehmed’im!
Kavuşmak mı? Belki. Daha ölmedim!
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar, altı köşeli,
Bu yolda tutukludur, hapse düşeli,
Git ve gel. Yüz adım. Bin yıllık konak,
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!
Çaycı! Getir ilâç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda, dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını, zaman erisin;
Köpük köpük, duman, duman erisin!
Ses demir, su demir ve ekmek demir,
İstersen demirde, muhâli kemir,
Ne gelir ki elden, kader bu emir...
Garip pencerecik, küçük daracık;
Dünyaya kapalı, Allaha açık.
Duâ, duâ, eller karıncalanmış.
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı, bir tarla, hep yoncalanmış.
Beni kimsecikler okşamaz mâdem;
Öp beni alnımdan, sen öp seccâdem!
Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek, kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış; ebed bizimdir!
Necip Fazıl Kısakürek
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE