MENKIBE............ DİLENCİLİK YAPMA
Resûlullah efendimiz, yiyecek dilenen birini gördü ve ona sordu:
- Evinde bir şey var mı?
- Evet, yarısını altımıza serip örtündüğümüz kilim ile su içtiğimiz bir testimiz var.
- Onları getir!
O da gidip getirdi. Allah Resûlü oradakilere sordu:
- Bunları alan yok mu?
Oradakilerden biri dedi ki:
- Ben bir dirheme alırım!
Peygamberimiz tekrar ederek sordu:
- Daha fazla veren yok mu?
Bir başka Eshâb-ı kirâm fiyatı arttırdı:
- Ben iki dirheme alırım!
Eşyalar iki dirheme satıldı. Sevgili Peygamberimiz, iki dirhemi mal sâhibine teslim ederek şöyle buyurdu:
- Bir dirhemine ailen için yiyecek al; bir dirhemine de bir balta al ve bana getir!
O kimse, aldığı baltayı getirdi; Sevgili Peygamberimiz mübârek elleriyle ona bir sap taktılar ve şöyle buyurdular:
- Git, odun kesip sat, seni onbeş gün görmeyeyim!
O kimse gitti. On beş gün sonra, on dirhem kazanmış olarak geldi. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu:
- Bu çalışman, kıyâmet gününde, dilenciliğin alnında bir leke olarak bulunmasından daha hayırlı oldu.
GÜNÜN TARİHİ........ UYVAR KALESİNİN FETHİ
Budapeşte’nin 80 km kuzeybatısında ve Viyana’nın 110 km doğusunda yer alan Uyvar Kalesi, 17. yüzyılda doğudan Orta Avrupa’ya açılan en önemli kapıydı. 1663-1664 Osmanlı-Avusturya Savaşı; Erdel, Eflak ve Boğdan Beyliklerinin Avusturya’nın desteğiyle Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmeleri sonucu çıktı. Sadrazam Fâzıl Ahmed Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu, 18 Ağustos 1663 günü, burasını kuşattı. Uyvar, Avrupanın en müstahkem kalesiydi. 37. gün, kale dayanamadı ve 24 Eylül günü teslim oldu. Bir kimse kararlılık, azim, cesaret, şecaat ve yiğitlik gösterdiğinde; “Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli.” denilmesi, Avrupa’da atasözü hâlinde yerleşti.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE