Untitled Document

BATILI GÖZÜYLE.............. TÜRKLER NÂMUSLUDUR

“Birçok tanıdıklarımın ve bilhassa daimi dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: 
Muhtelif dükkânlardan öteberi satın alırken para vermek için koynumdan çıkardığım kesemi veyahut vakti anlamak için baktığım saatimi eşya yığınları arasında unuttuğum çok olmuştur. Bazen de vereceğim paranın iki mislini bıraktıktan sonra dükkâncının mallarını ortadan kaldırıp yanlışlıkla fazla verdiğim parayı görmesine vakit kalmadan çekip gittiğim olurdu.
İşte bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden adam koşturmuşlar ve hatta eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için ikâmetgâhımın bulunduğu Beyoğlu’na kadar adam gönderip birçok defalar beni aratmışlardır.
Meselâ; birgün küçük bir Türk dükkânının önünde durmuştum. Bu yelpazeci dükkânında Türk erkeklerinin yaz sıcaklarında kullandıkları yelpazeler satılıyordu. Birçoklarına baktım; düz deriden ve en harcıalem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çekip gittim...
Aradan tam üç hafta geçtikten sonra birgün tesadüfen yelpaze aldığım dükkânın önünden geçerken, yelpazeci beni görür görmez çağırıp saatimi gösterdi... Elime teslim etti. Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misalini sayabilecek vaziyetteyim. 
Bizzat kendi başımdan geçen vakalar otuzdan fazla olduğu hâlde, bunların hiçbirinde hiçbir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını hiç görmedim...”
Fransız yazar Aubry de la 
Motraye  (XVIII. yüzyıl)

DÜNKÜ CEVAP



Erkek: Vahid - Kız: Vahide - Yemek: Mercimek çorbası, Karnıyarık, Pilav, Sütlâç.

Featured Image 01