GÜNÜN TARİHİ.............. NASREDDİN HOCA
Nasreddin Hoca, ömrünü insanları irşat ederek geçirmiş; nükteli ve lâtife dolu nasihatları ile onlara doğru yolu göstermiştir. Kendisi, evliyâdan olup, âlim idi. Çeşitli lâtifeleri, hâlâ dilden dile dolaşarak anlatılmaktadır. Hoca merhuma isnat edilen, dine, ahlâka ve edebe aykırı fıkralar, onun sözleri değildir. Nasreddin Hoca, Sivrihisar’ın Hortu (Nasreddin Hoca) köyünde doğup, 22 Haziran 1284’de Akşehir’de vefât etmiştir. Kabri, Müslümanlar tarafından ziyaret edilmekte ve ruhaniyetinden feyz alınarak istifade edilmektedir.
GENÇLİK
Birgün Nasreddin Hoca ata binmeğe heves etmiş. Binek taşı olmadığı için, bir sıçramış, iki sıçramış; fakat bir türlü ata binememiş. Nefes nefese kalınca, bir ata, bir de kendisine bakıp; “Hey gidi gençlik, hey!” diye hayıflanmış.
Lâkin yanında ve çevresinde kimseyi göreme-yince kendi kendine söylenmiş:
“Biz senin gençliğini de biliriz ya!”
HERKESE UYULMAZ
Nasreddin Hoca, birgün kasabaya giderken,
Küçük oğlu tutturmuş: Geleceğim, diye ben!
Karakaçan’a binmiş sevinç içinde oğlan,
Hoca da arkasında yola düzülmüş yayan.
Yolda biri; Ne kötü günlere kaldık! demiş.
Babası yürüyor da oğlu eşeğe binmiş.
Hoca, kendisi binmiş indirip çocuğunu,
Fakat biraz ötede, biri görünce bunu;
Demiş: Ne zalim adam, çocuğu yürütüyor,
Kendi eşek sırtında, bak göbek büyütüyor!
Hoca da yanına alıp, bindirmiş çocuğunu,
Bir yolcu duralamış, demiş; İnsafsızlık bu.
Hoca, şaşıp çocuğu ile beraber iner,
Bir adam; Yazık size, boş gider mi merkep der.
Hoca kızıp; Dinlersen herkesi eğer, demiş,
Eşeği sırtlamalı, yok kalmadı başka iş!
Erkek: Talha - Kız: Dilara - Yemek: Sütlü çorba, Kızartma, Yoğurt, Meyve.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE