ŞİİR - SEYYİD AHMET ARVASÎ’YLE
| Alimin ölümüyle bir alem yıkıldı da, | İlmi, edebi verdi, teferruatına dek, | |||||||||
| Koca bir nur garkoldu, koca bir cihan gitti. | Manayı yeşillikle süsleyen lisan gitti. | |||||||||
| İlim gazilerini irfanıyla yeşertip, | Zelzeleye uğramış gönlüme bakılırsa, | |||||||||
| Bize armağan eden ilmî bir vatan gitti. | Bir zat-ı mümin değil, elli milyon can gitti. | |||||||||
| Elveda, ümidimin doğduğu şafaklara, | Ayrılık acısına ben nasıl ağlayayım? | |||||||||
| Ki, bütün haşmetiyle güneş söndü, tan gitti. | Cennet-i âlâ'ya bir şehit kahraman gitti. | |||||||||
| Kim kurak gönlümüzü nuruyla sulayacak? | Bu çağda çok mübârek, çok büyük nimetti o; | |||||||||
| İlmî bereketiyle yağacak nisan gitti. | Allahın bahşettiği büyük armağan gitti. | |||||||||
| Yâ Rab! Bu ne azimkar, ne âlim bir zat idi!.. | Kalemiyle yaptığı son cihadı anında, | |||||||||
| Cehaletin üstüne gün gibi doğan, gitti. | Çok büyük bir kahraman, çok büyük insan gitti. | |||||||||
| Toprak, bayramlığıyla beklerken konuğunu, | Eyvah, artık bedenden çekilmeye yüz tuttu; | |||||||||
| Umutlarla örülmüş bir dünya kuran, gitti. | Hayat veren, yaşatan damardaki kan gitti. | |||||||||
| Armağan olsun diye gelecek nesillere, | O mübârek boynunu eğdi yalnız Allaha, | |||||||||
| İslama can adayan çelik bir kalkan gitti. | O sonsuz sevgiliye bir zat-ı ferman gitti. | |||||||||
| Gönüller sonbaharın en hazan günündedir, | ||||||||||
| Tarihe kaydolacak ulu bir destan gitti. | ||||||||||
| Hicranımla, kalemin takadı bile gitti. | ||||||||||
| Gayri gelmemek üzre canan gitti, can gitti. | ||||||||||
DÜNKÜ CEVAP
Sanılanın aksine, iki tur dönmüştür. Dönen para, diğerinin merkezi etrafında 2X2πr=4πr uzunlukta bir yol çizer. Kendi çevresi de 2πr’dir. Bu yolu almak için iki kere dönmelidir.
Erkek : Salih - Kız : Saliha - Yemek : Tarhana Çorbası, Tas kebabı, Salata
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE