Untitled Document

MANZUM MENKIBE - PEYGAMBERİMİZİN HİCRETİ

Peygamber efendimiz, düşmanların şerrinden,
Hicret maksadı ile, çıktı Mekke şehrinden.

Medîneli müminler, duyunca bu haberi,
Sevinçle beklediler, Sevgili Peygamberi. 

Büyük sabırsızlıkla, beklerken böyle onlar,
Bir ara, (Geliyorlar!), diye bir ses duydular.

O noktaya dikkatle, baktığında her biri,
Gördüler tâ uzakta, Resûl'le Ebû Bekr'i.

Kadın-erkek, yaşlı-genç, sevindiler, coştular,
Karşılamak üzere, O'na doğru koştular.

Dediler: (Safâ geldin, hoş geldin şehrimize,
Evimiz şuradadır, buyurun lütfen bize.)
Resûlullah bakarak, onların ahvâline,
Buyurdu ki: (Deveyi, koyun kendi hâline.)

Bıraktılar deveyi, meraklandılar ancak,
Ki,"Deve hangi evin, kapısında duracak?"

Deve, Ebû Eyyûb'ün, evi önüne kadar,
Yürüyüp, tam o eve, gelince kıldı karar.

Hâlid İbni Zeyd koşup, huzûruna gelerek,
Evini, eli ile, Resûle göstererek,

Dedi ki: (İşte evim, işte şu da kapısı,
Buyur yâ Resûlallah, hazırdır içerisi.)

Resûle mihmandârlık, ne saâdet, ne nimet,
O gün Eyyûb Sultan'a nasip oldu bu devlet.


Erkek : Sezai - Kız : Pakize  - Yemek : Ezogelin çorbası, Omlet, Makarna, Üzüm

Featured Image 01