GÜNÜN TARİHİ - İSTANBUL'UN KARA GÜNLERİ
≈ 30 Ekim 1918’deki Mondros Mütarekesi’nden 14 gün sonra, 13 Kasımda itilaf devletlerinin 55 adet harp gemisi İstanbul Boğazı’na demirledi ve o gün İstanbul'a 3.500 asker işgal için karaya çıkarıldı.
≈ Bütün demiryollarına ve limanlardaki ulaşıma el koydular.
≈ Bir Türk tüccarı, bir sandık ticaret eşyasını izinsiz taşıyamazdı.
≈ Bütün Türk subayları, her rütbedeki işgal ordusu subaylarını selâmlamaya mecburdu.
≈ İşgal ordusu askerleri, ana caddelerde sık sık resmî geçit yapıyordu.
≈ Yerli Ermeni ve Rumlar iyice azıtıp, işgalcilere muhbirlik ve kılavuzluk yaparak Türkleri tutuklatırlardı.
≈ Banliyö trenlerinde, hiç kimse 1. mevkiye giremezdi. Sarhoş bir İngiliz neferi, tek başına sere serpe uzanıp, aşağılayıcı nazarlarla Türklerle alay ederdi.
≈ Vapurlarda bileti 1. mevki olan Türkler de 2. mevkide seyahate mecburdu.
≈ İstanbul dışına izinsiz çıkmak herkese yasaktı.
≈ Sarhoş İngiliz zabitleri, kasten kadınlara ayrılan bölümlere gi-rerek, ahlâksızca hareketlerde bulunurlardı.
≈ Yunanlılar iyice azıtmıştı. Yakaladıkları Türk subaylarına, zito diye bağırmaları için baskı yapıyorlardı.
≈ 9 Eylül 1922’de Yunanın Ege Denizi’ne dökülmesi üzerine, İstanbul’da kan kusturan zalim işgalciler, can derdine düştüler.
≈ 6 Ekim 1923’e kadar İstanbullulara ve Türklere kan ağlatıp, çekip gittiler.
İsmail Yağcı t
≈ Bütün demiryollarına ve limanlardaki ulaşıma el koydular.
≈ Bir Türk tüccarı, bir sandık ticaret eşyasını izinsiz taşıyamazdı.
≈ Bütün Türk subayları, her rütbedeki işgal ordusu subaylarını selâmlamaya mecburdu.
≈ İşgal ordusu askerleri, ana caddelerde sık sık resmî geçit yapıyordu.
≈ Yerli Ermeni ve Rumlar iyice azıtıp, işgalcilere muhbirlik ve kılavuzluk yaparak Türkleri tutuklatırlardı.
≈ Banliyö trenlerinde, hiç kimse 1. mevkiye giremezdi. Sarhoş bir İngiliz neferi, tek başına sere serpe uzanıp, aşağılayıcı nazarlarla Türklerle alay ederdi.
≈ Vapurlarda bileti 1. mevki olan Türkler de 2. mevkide seyahate mecburdu.
≈ İstanbul dışına izinsiz çıkmak herkese yasaktı.
≈ Sarhoş İngiliz zabitleri, kasten kadınlara ayrılan bölümlere gi-rerek, ahlâksızca hareketlerde bulunurlardı.
≈ Yunanlılar iyice azıtmıştı. Yakaladıkları Türk subaylarına, zito diye bağırmaları için baskı yapıyorlardı.
≈ 9 Eylül 1922’de Yunanın Ege Denizi’ne dökülmesi üzerine, İstanbul’da kan kusturan zalim işgalciler, can derdine düştüler.
≈ 6 Ekim 1923’e kadar İstanbullulara ve Türklere kan ağlatıp, çekip gittiler.
İsmail Yağcı t
YEMEK - HAVUÇ DOLMASI
MALZEME: 1 kg kalınlarından havuç, 500 gr orta yağlı kıyma, 1 bardak pirinç, 1 kaşık salça, 1 kaşık biber salçası, 1 kaşık sumak ekşisi, 1 çay bardağı sıvı yağ, yeterince tuz ve karabiber.
YAPILIŞI: Havuçlar yıkanıp kazındıktan sonra, parmak uzunluğunda kesilir. Hafifçe haşlanıp suyu süzülür. Biraz soğuduktan sonra oyacak yardımıyle ortaları çıkartılıp bir kenara konur. Çukur bir kabın içerisinde diğer bütün malzemeler karıştırılır. Bu karışım havuçların içerisine doldurulur. Tencereye dizip üzerine çıkacak kadar su ilãve edilerek ateşe konur. Kaynayınca altını kısıp hafif ateşte pirinçler yumuşayıncaya kadar pişirilir. Servis yapılır.
Erkek : Şevket - Kız : Şükran - Yemek : Şehriye çorbası, Güveç, Bulgur pilavı, Ayran
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE