MENKIBE - HABERCİ
Hazret-i Hatice, Muhammmed aleyhisselâmı ticaret kervanı ile bereber Şam'a göndermişti. Dönüşte, kervanın reisi olan Hazret-i Hatice'nin kölesi Meysere, kervanın dönüşünü müjdelemek için bir mektup vererek Resûlullahı haberci olarak Hazret-i Hatice'ye gönderdi. O Kafilede Ebû Cehil de vardı.
Meysere'ye dedi ki:
- Muhammed'in yaşı küçüktür. Başkasını gönderelim.
Meysere ona şu cevabı verdi:
- Yaşı küçük ama çok akıllıdır.
Resûlullah müjdeci olarak yola çıktı. Bir müddet gittikten sonra, deve üzerinde uyuyakaldı. Deve yoldan çıktı, başka bir yöne doğru gitmeye başladı. O esnada Allahü teâlâ Cebrâîl aleyhisselâma buyurdu ki:
"Git, devenin yularından tutup, doğru yola çek! Üç günlük yolu bir günde kateyle!"
Cebrâil aleyhisselâm da buyurulduğu gibi yaptı. (Nitekim, bu mânâda Allahü teâlâ Duhâ sûresi 7. âyetinde meâlen; "Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?" buyurdu.)
Resûlullah o gün mektubu Hazret-i Hatice'ye ulaştırdı. Aynı gün tekrar geri döndü. Kervana yaklaşınca,
Ebû Cehil uzaktan görüp, sevindi. Meysereye dedi ki:
- Ey Meysere! Benim sözümü dinlemedin. ‹şte Muhammed, yolu şaşırıp geri dönmüş.
Resûlullah kervana ulaşıp, Hazret-i Hatice'nin mektubunu Meysere'ye verdi. O da sevinerek Ebû Cehil'e dönüp dedi ki:
- Anlaşıldı ki, Muhammed şaşırmamış, sen şaşırmışsın.
Ebû Cehil utanıp herkesin arasında rezil oldu. Buna çok içerledi. "Ben inanmıyorum." diyerek kendi kölesini Hazret-i Hatice'ye gönderdi. En sonunda getirilen mektubun doğru olduğu anlaşılınca, Ebû Cehil bir daha mahcup oldu.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE