SOHBET - EL ELE VERELİM
Allahın; iyi iklim, bol su, zengin maden kaynaklarıyla, her türlü dünya nimetlerine nail olmuş olan ve eşi bulunmayan vatanımız, hakiki Müslümanlara muhtaçtır. Ancak bu hakiki Müslümanlar el ele vererek, birbirini sayarak, severek ve durmadan çalışarak, Batı'nın ilim ve fen düzeyine varıp ve hatta onu da geçerek, bu kutsal vatanı, lâyık olduğu düzeye eriştirebilirler.
İslâm dininde kötü düşünceler ve zararlı hareketler yoktur. ‹slâm dinini, özel çıkarlarına, politikalarına, kötü ideolojilerine âlet etmek isteyen münafıklar ve sapık fırkaların propagandasını yapan kimseler vardır. Cenâb-ı Hak, böyle münafıkları ve sapıkları ağır surette cezalandıracaktır.
Hakiki Müslüman, ancak dininin, vatanının hayrını ve milletinin menfaatini düşünen, tertemiz bir kimsedir.
Hakikî Müslüman, hiçbir kötü propagandanın esiri olmadan, diğer kardeşleri ile el ele vererek, dinine ve milletine hizmet eder. Böylece hem dünya, hem de ahirette Cenâb-ı Hakkın lütuf ve inayetine nail olur.
Müslümanlar; millî birlik ve beraberliğe çok önem vermeli, memleketlerinin kalkınması için maddî, mânevî seferber olmalı, din bilgilerini iyi öğrenmeli, Allaha ve kullara karşı olan vazifelerini, borçlarını yerine getirmelidir. İslâmın güzel ahlâkı ile bezenmeli, kimseye zarar vermemelidir. Fitne çıkarmamalıdır. Dinimiz böyle olmamızı emrediyor.
GÜNÜN TARİHİ - MEKKE’NİN FETHİ
Peygamber efendimiz, Medine’den 12 000 kişilik bir ordu ile gelerek, harp etmeden Mekke-i Mükerreme’yi 630 yılında teslim aldı. Düşmanlarına da; “Sizin hiçbirinizi, sorguya çekecek değilim. Gidiniz, hepiniz serbestsiniz!” buyurdu.
Kâbe’yi putlardan temizledi ve Hazret-i Bilâl, Kâbe’nin damına çıkarak Mekke’de ilk ezânı okudu. Müslümanlar; göç ederek ayrıldıkları Mekke, Kâbe ve vatanlarına, böylece yeniden kavuşmuş oldular.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE