TARİH - ŞAH-I ZİNDE TÜRBESİ
Özbekistan’ın Semerkant şehrinde Efrasiyâb Tepesi’nin yamacında, aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen ve yer yer merdivenle çıkılan yolun iki tarafında yer alan türbeler topluluğuna verilen isimdir. Bu türbelerin çoğu 14. ve 15. yy’dan kalmadır ve Timur Hânın ailesinden olanlara ve yakınlarına aittir. Bunlardan Kusem bin Abbas radıyallahü anh’a ait olan türbe, Emir Timur devrinden önceye aittir. Semerkant’ı İslâma açan sahabelerden Kusem bin Abbas, bir Kurban Bayramı günü 672’de şehit olmuştur. “Şehitler sizin bilmediğiniz bir hayatla diridirler.” meâlindeki âyet-i kerîmeye dayanarak buraya Şah-ı Zinde denilmiştir.
Uluğ Beğ’in yaptırdığı tepenin eteğindeki taç kapıdan geçilince Şah-ı Zinde’ye girilir. Girilmesiyle lacivert, koyu ve açık yeşil, siyah, sarı, beyaz mor ve firûze mavisi çinilerle gözlerin kamaşması bir olur. Burada iki mescid bir de medrese bulunmaktadır. Şah-ı Zinde Türbeleri esas itibariyle kare yapılardır ve en dikkat çekici özelliği yüksek kasnaklı ve kavun biçimi kubbelerdir. İkinci bir özellik, Timur Hân devrinin en zengin süslemelerini üzerlerinde toplamalarıdır. Süslemelerde en büyük pay çinilere aittir. Yazıların bollukla süslediği türbeler, yalnız nisbetlerinin zarifliği bakımından değil, çini kaplamalarla mimarî arasındaki kaynaşma bakımından da birer güzellik örneğidir.
ZEKÂ BULMACASI - ÜÇGENDEN KARE
Yandaki eşkenar üçgeni öyle 4 parçaya bölünüz ki, birleştirince kare olsun! (Cevabı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE