Untitled Document

TARİH - ESKİ BAYRAMLAR

İlk Kurban Bayramı’nda, Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” Hicretin 2. yılında Zil-hicce ayının 10. günü girince, ezansız ve ikâmetsiz olarak iki rekat namaz kıldırdı. Namazdan sonra da bir hutbe okudu. Okuduğu bu hutbede Müslümanlara kurban kesmelerini emretti. Kendisi de iki tane semiz koçu kurban olarak kesti. Bunlardan biri ümmeti için, diğeri kendi ev halkı ve yoksullar içindi. İlk kurban kesildiği yer, Medine’de Hazret-i Muâviye’nin “radıyallahü anh” evi yanındaki Seleme Oğulları mahallesinde idi.

Bayram günleri, Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem”zamanından beri, hususî bir şekilde  kutlanmıştır. Müslümanların birbirleriyle kaynaştığı, küs olanların barıştığı, fakir, fukara ve yetimlerin sevindirildiği, akraba ve tanıdıkların ziyaret edildiği bayram günleri, bütün İslâm devletlerinde özel bir suretle bugüne kadar kutlanarak gelmiştir.

Osmanlı Devleti zamanında, bayram gelirken, evlerde yoğun bir çalışma başlar, durmadan bayram hazırlıkları yapılırdı. O zaman şimdiki gibi apartman hayatı yoktu. On, onbeş odalı evlerin temizliği, “Bayram temizliği” adı altında yukarıdan aşağı tekrarlanırdı. Evin çocuklarına, hizmetkârlara, kalfalara, dadılara, uşak, arabacı, bahçıvanlara, kısacası bütün çalışanlara yeni elbiseler alınır, mintanlar dikilir, herkese derecesine ve yaşına göre hediyeler hazırlanırdı.

Bayram sabahı, evin büyükleri, bayram namazından döndükten sonra bayramlaşmalar başlar, mahalle bekçileri davul çalarak dolaşır, bayrama ayrı bir neşe katardı. Fakir-fukara sevindirilir, bayram harçlıkları da ellerine sıkıştırılarak, her semtte bulunan bayram yerine eğlenceye gönderilirdi. Hey gidi eski bayramlar hey!..

 



Erkek : Şevket - Kız : Şükran  - Yemek : Şehriye çorbası, Güveç, Bulgur Pilavı, Ayran

Featured Image 01