Untitled Document

ŞİİR - SÜLEYMANİYEDE BAYRAM SABAHI

Ulu mabed! Seni ancak bu sabah anlıyorum,
Ben de bir varisin olmakla bugün mağrurum.



Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim,
Cedlerin mağfiret iklimine girmifl gibiyim.

Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını,
Görüyor varlığının bir yere toplandığını.

Büyük Allahı anarken bir ağızdan herkes,
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses.

Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karıflmıfl nice bin at yelesi.

Gördüm ön safta oturmufl nefer esvaplı biri,
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr’i.

Ne kadar saf idi siması bu mümin neferin,
Kimdi? Banisi mi, mimarı mı, ulvi eserin?

Ta Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu,
Bu nefer miydi? Derin gözleri yafllarla dolu.

Yüzü dünyada yiğit yüzlerinin en güzeli,
Çok büyük bir ifl görmekle yorulmufl belli.

Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.

Karflı dağlarda tutuflmufl gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.

Gökte top sesleri var, belli, derinden derine,
Belki yüzlerce flehir sesleniyor birbirine.

Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
Üsküdar’dan mı? Hisar’dan mı? Kavaklar’dan mı?..

Yahya Kemal Beyatlı


Erkek : Bahadır - Kız : Müzeyyen  - Yemek : Mercimek çorbası, Yoğurtlu kabak, Pilav

Featured Image 01