SOHBET - DİNİMİZİ NEREDEN ÖĞRENELİM
İslâmın temeli, îmânı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslâmiyet yıkılır ve yok olur. Allahü teâlâ, müslümanlara, Emr-i ma’rûf yapmayı emrediyor. Yânî, “Benim emirlerimi, bildiriniz ve öğretiniz!” diyor ve Nehy-i anilmünker emrediyor. Yânî, “Yasak etdiğim haramları bildiriniz ve yapılmasına râzı olmayınız!” diyor.
Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki
“Birbirinize müslümanlığı öğretiniz. Emr-i ma’rûfu bırakır iseniz, Allahü teâlâ, en kötünüzü başınıza musallat eder ve duâlarınızı kabûl etmez”.
“Bütün ibâdetlere verilen sevap, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazânın sevâbı da, emr-i ma’rûf ve nehy-i anilmünker sevâbı yanında, denize nazaran bir damla su gibidir.”
Dînimizi nereden öğreneceğiz? Gençleri aldatmak için iftirâ ve yalanlarla hâzırlanan veya papaz, mason kitaplarından tercüme edilmiş olan süslü yazılardan, radyolardan, filmlerden, gazetelerden mi? Yoksa, para kazanmak için yanlış kitapları, Kur’ân tercemeleri yazan câhillerden mi?
Gözü ağrıyan kime baş vurur? Çöpçüye mi, avukata mı, matematik öğretmenine mi, yoksa göz mütehassısı olan doktora mı? Elbet, mütehassısa gidip, çâresini öğrenir. Dînini, îmânını kurtarmak için çâre arayanın da, avukata, matematikçiye, gazeteye, sinemaya değil, din mütehassısına baş vurması lâzımdır. Din mütehassısları, şimdi toprak altında! Dünyâda bulmak çok güç!
Din âlimi olmak için, edebiyat ve fen üzerinde, fen ve edebiyat fakültelerinden diploma almış olanlar kadar bilgi sâhibi olmak, Kur’ân-ı kerîmi ve mânâlarını ezberden bilmek, binlerle hadîs-i şerîfi ve mânâlarını ezber bilmek, İslâmın 20 ana ilminde mütehassıs olmak ve bunların kolları olan 80 ilmi iyi bilmek, 4 mezhebin inceliklerine vâkıf olmak, bu ilmlerde ictihâd derecesine yükselmek, tesavvufun en yüksek derecesine yetişmiş olmak lâzımdır.
Böyle bir âlim şimdi nerede? Hakîkî din âlimi, vaktiyle çok vardı. Bugün, dînimizi, o büyük âlimlerin kitâblarından okuyup, öğreneceğiz! Din bilgileri, Ehl-i sünnet âlimlerinden veya bunların kitâblarından öğrenilir. Keşf ile, ilhâm ile, ilim elde edilmez. Bunların kitâblarını okuyan, hem ilim öğrenir, hem de kalpleri temizlenir.
Seâdet-i Ebediyye:Sayfa:35/1047
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE