TARİH - KANLI ZARF
27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi’nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: “Kıble ne yöndedir?” diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyemediğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; “Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!” cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir. Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze’ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur.
6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)
(Türkiye Gazetesi Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi c: 2, s: 66)
ZEKÂ BULMACASI - 10 MAHKÛM

Daire şeklinde bir koğuşta 10 mahkûm bulunuyor. Bu hapishanede hücre sistemine geçilmesi isteniyor. Fakat mühendis, daire şeklinde duvar örmek istiyor. Üç daire çizerek bu mahkûmları birbirinden ayırabilir mi? (Cevâbı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE