SOHBET - RESÛLULLAHIN BİR MEKTÛBU (2)
(Dünden devam) Ticaret yapmayan ve ancak ibâdet ile meşgul olan kimselerden, her nerede olurlarsa olsunlar cizye ve garâmet gibi vergileri almayın! Denizde ve karada, şarkta ve garpta, onların borçlarını ben öderim. Onlar benim himayem altındadır. Ben onlara eman verdim.
Dağlarda yaşayıp ibâdet ile meşgul olanların ekinlerinden harac (vergi) almayın! Ekinlerinden devlet hazinesi için hisse çıkartmayın! Çünkü, bunların ziraati, sırf nafakalarını temîn etmek için yapılmakta olup, kâr için değildir. Cihad için adam lâzım olursa, onlara başvurmayın! Cizye, [varlık vergisi] almak gerekirse, ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, ne kadar malları ve mülkleri bulunursa bulunsun, yılda 12 dirhemden daha fazla vergi almayın! Onlara zahmet, meşakkat teklif olunmaz. Kendileriyle bir müzakere yapmak icap ederse, ancak merhamet, iyilik ve şefkat ile hareket edilecektir. Onları, daima merhamet ve şefkat kanatları altında himaye ediniz!
Nerede olursa olsun, bir Müslüman erkekle evli olan Hıristiyan kadınlara, fena muamele etmeyin! Onların kendi kiliselerine gidip, kendi dinlerine göre ibâdet etmelerine mâni olmayın! Her kim ki, Allahü teâlânın bu emrine itaat etmez ve bunun zıddına hareket ederse, Allahü teâlânın ve Peygamberinin emirlerine isyan etmiş sayılacaktır. Bunlara kilise tamirlerinde yardımcı olunacaktır. Bu ahitname [sözleşme] kıyamet gününe kadar devam edecek, dünyanın sonuna kadar değişmeden kalacak ve hiçbir kimse bunun aksine bir harekette bulunamayacaktır.”
[Bu ahitname Hicret’in 2. yılı, Muharrem ayının 3. günü, Medîne-i Münevvere’de Mescîd-i saâdette Hazret-i Ali’ye yazdırılmıştır. Bu mektubun aslı, Feridun Beyin Mecmû’a-i Münşea-tus-salâtîn kitâbı, 1. cilt 30. sahifesindedir.]
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE