MAKALE - TOPLUMU SUÇLAMAK
Kazık kadar adamlar, pek ünlü otoriteler zaman zaman bir araya gelip ahkâm keser. TV’lere çıkar, gazetelere yazılar döşenirler.
Hırsızlık mı çoğaldı, suçlu toplumdur...
Cinâyetler mi arttı, sebep toplumdaki hoşgörü eksikliği... Dolandırıcılık, ahlâksızlık ve nâmussuzluk alıp başını mı gitti... Gene aynı çok bilmişlik.
“Efendim, suç işleyenin değil, toplumundur...”
“Efendim, elde yok, avuçta yok. Çalmayıp da ne yapsın?..”
“Yoksulluğun gözü kör olsun. Sonunda intihar etti...”
Bu hükümler ayıp birer masaldır. Toplumun suçlanması, ucuz madrabazlıktır. En büyük hırsızlıklar, gasplar, alçaklıklar, en zengin ülkelerde görülür. Hırsızlıkla, kalleşlikle, soygunculukla fakirliğin alâkası yok. Bu bir ahlâk meselesidir.
Toplumu durup, durup suçlamayalım. Ahlâksızlığa merhamet göstermek, dürüstlüğe hakârettir. Bütün yoksulları, çalıp-çırpmaya, haram yemeye, en yakın kesim bellemek âdiliktir. Suç ile fakirliği, yoksullukla ahlâksızlığı aynı kefeye koymayın! Dünyanın en ünlü tren soyguncuları, banka dolandırıcıları, eroin tüccarları, tefeciler, silâh tâciri üçkağıtçılar, hep varlıklı ailelerden yetişiyor.
Birbirimizi aldatmayalım. Ahlâksızlığa kılıf aramayalım. Sebebi toplumda aramak, ahlâksızı, kapkaççıyı, cesaretlendirmekten öte bir işe yaramaz...
Gürbüz Azak
FIKRA - ÇİKOLATA İÇİN
- Niçin içini çektin kızım?
- Anneciğim, şu zürâfa gibi olmak isterdim.
- Niçin istiyorsun kızım?
- Dolaptaki çikolatalara daha kolay uzanabilmek için anne!..
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE