Untitled Document

HİKÂYE - MANGAL

... Mangalın dibinde masal dinlemek, arasıra maşayla külünü karıştırmak, külün altından közlenmiş birkaç patates bulmak, kestane kızartmak tadı unutulmuş bir saray yemişidir, çocuk dünyasının sevincidir. Kapı önlerine bırakılan külün üstünde kim yatar? Mestanlar, tekirler.

Anneannem ve mangal sohbeti, Müveddet Teyze ve mangal başı kahvesi, Kaniye Teyzeyle mangal muhabbeti.

Korların üstünde, hanım hanımcık oturan çaydanlık, bir de bakarım kıkırdayıp gülüyor, gıdıklanır gibi. Kapağı bile rahat durmaz üstünde. İnceden buhar telleri havaya doğru. Buharla birlikte şekillenen nice masal kahramanlarını, Keloğlan’ı, Battal Gâzi’yi, Kazıklı Voyvoda’yı, yeniden resimlerim kafamda. Tekrar tekrar dinlediğim masallar her seferinde değişik bir şekil alır mangal başında. Pamuk Prenses, Yedi Cüceler, Kibritçi Kız almadan gelmezler yanımıza.

Mangal olmayınca masal da olmaz kül de. Çocuklar külü tanımadan dumanlı bir dünyaya açar gözünü. Annemin, benim çocuklarıma masal anlattığını bir defa olsun görmedim. Zaten onların masala ihtiyaçları da yok. Çalışıp didinip, çocuklarımıza birer masalsızlık kutusu aldık.

Biz önce kendi masallarımızı küçümsedik. Çocukların eline 90 kanallı elektronik gözler tutuşturduk. Annem çocuklarıma masal anlatmaz çünkü yorgun. Onları okula götürür, getirir, alışveriş yapar, yığınla hastalığı cabası. Dünyada masala yer bırakmamışım ki. Masal denizi anneannem öyle miydi. Onun acelesi, telâşı yoktu, beş vaktini bilirdi sadece.

Kafamız şiddet filmleriyle bulanmamıştı henüz. “İki elini birbirine şaklatınca, o zebella çıka gelmez mi? Bir dudağı yerde, bir dudağı gökte.” İri iri açılmış gözlerimizle düşünce sınırlarımızı yırtarak hayal edebildiğimiz en korkunç yaratık oydu. Sonraları yeni yeni kötüler meydana getirdik ve kötüleri öyle çok sevdik ki, hemen ikincisini, üçüncüsünü yaptık. Seri hâlinde kötüler yetmemeye başlayınca mahalle aralarında, orada, burada, her yerde kendi kötülerimizi yetiştirdik. Onları çoğalttıkça, masallarımız azaldı...    

 (1996’da Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması’nda birinci gelen Asuman Şenel’in hikâyesinden)



Erkek : İlhami - Kız : Hediye  - Yemek : Tarhana Çorbası, Ciğer Yahni, Zeytinyağlı pırasa

Featured Image 01