Untitled Document

TARİH - ARKADAŞLIK

Çanakkale Savaşı’nın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene dedi ki:

- Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?
- Delirdin mi? Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük ihtimalle ölmüştür bile... Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!

Asker ısrar edince teğmen, “Peki, git o zaman...” dedi.
Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına dönerek dedi ki:
- Sana, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş...
- Değdi teğmenim...
- Nasıl değdi? Bu adam ölmüş, görmüyor musun?
- Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için...
Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
“Geleceğini biliyordum!..”

 

ZEKÂ BULMACASI - ÇOBAN VE KÖPEK

Çobanın biri 20 km uzaktaki ağıla doğru saatte 5 km hızla giderken, köpeği de ağıldan çobana doğru saatte 10 km hızla geliyor. Sahibinin yanına gelince tekrar aynı hızla ağıla, oradan da tekrar çobana doğru koşuyor. Çoban ağıla vardığında, köpek kaç km yol gitmiş oluyor?(Cevabı yarın)



Erkek : Aytekin - Kız : Zülfiye  - Yemek : Mercimek Çorbası, Yaprak sarması, Sütlaç

Featured Image 01