MASAL - BİR APTALIN BAŞINA GELENLER
Adamın biri, hâlinden şöyle yakınır dururmuş:
“Çalışıyorum, didiniyorum ancak geçinebiliyorum. Üstelik yalnızım. Bana haksızlık yapıyorlar, kimim kimsem de yok...”
Bir karar verip yollara düşünce, âlim bir zatla karşılaşıp onunla yol arkadaşlığı yapmaya başlar.
Yola devam ederken, dağda bir kurda rastlarlar. Bir deri bir kemik kalan kurt, adama nereye gittiğini sorar. Adam derdini şöyle anlatır: “Bir vazifeli arıyorum. Onu bulup bana yapılan haksızlığın düzeltilmesini isteyeceğim...”
Kurt da ona demiş ki: “Bana da bir iyilik yap! Ben de gece gündüz dolaşıyorum, bir lokma yemek bulamıyorum. Sen beni de onlara anlat, bana da bir çâre bulsunlar.”
Yola koyulunca karşılarına bir kadın çıkar. Ona da nereye gittiğini anlatır. Kadın da; “Yalvarırım, benim durumumu da anlat. Gencim, güzelim, zenginim, her şeyim var ama çok mutsuzum. Ne yapmam lâzım?”
Adam, söz vermiş ve yola devam etmişler. Yorulduklarında dinlenmek için bir ağacın altına uzanmışlar. Çevre yemyeşilmiş ama, bu ağacın neredeyse bir tek yaprağı bile yokmuş. Adam ona da derdini anlatır. Ağaç da, adama der ki: “Ne olur benden de bahset! Bak, bereketli bir toprak üzerindeyim. Bütün ağaçlar yaprağa, meyveye
boğulmuş. Benimse hiçbir şeyim yok. Ne yapmalıyım?”
Adam, ağaca da “peki” deyip yollarına devam ederler. Nihayet, bir vazifeli bulmaktan umudunu kestiği anda yanındaki âlim zat yoluna devam etmek için ayrılırken adama der ki:
“Hadi geldiğin yoldan geri git! Eline geçen fırsatları değerlendirirsen mutlu olursun. O ağacın dibinde altın dolu bir sandık gömülü. Kadın da, sevinç ve acılarını paylaşabileceği birini bulup da evlenirse mutlu olacak. O kurt, yiyecek bir aptal bulamazsa aç susuz dolaşmaya mahkûmdur.”
Adam, mutsuz bir şekilde geri dönerken, ağacın adama; “Benim dibimi kaz, altını çıkar!” ve kadının da; “Benimle evlen!” demelerine aldırış etmeden dönerken, kurt da, o aptal adamı yer.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE