HİKMET - GÜLİSTAN'DAN
“BENİ ÇOK İNCİTTİN!”
Bir büyüğü bir toplulukta mütemadiyen methediyorlar, güzel vasıflarını haddinden ziyade büyütüyorlardı. Orada bulunan o büyük zat başını kaldırarak şöyle dedi:
“Kendimin ne adam olduğumu ben bilirim. Ey benim güzel sıfatlarımı sayıp döken kimse! Yeter, beni çok incittin! Görünüşüm öyledir, fakat iç yüzümü bilmezsin. Şahsım herkesin gözünde güzel görünüşlüdür, fakat içimin fenalığından utanıyor, başımı kaldıramıyorum. Herkes tavus kuşunu güzel nakışlı tüyü, süsü sebebiyle över. O ise ayağının çirkinliğinden dolayı herkesten utanır.”
CAHİLLİĞİNİ ORTAYA KOYMAK
Hikmet ehli birinden işittim ki:
“Hiçbir kimse asla cehaletini kabul etmez. Ancak biri söz söylerken, daha sözünü tamam etmeden onun sözünü keserek kendisi söze başlayan kimse, cehlini meydana vurmuş olur.”
Ey akıllı zat! Sözün başı ve sonu vardır. Birisinin sözü bitmeden sen söze girişme! Edep, tedbir ve akıl sahibi insan, başkalarını susmuş görmeyince söz söylemez.
NEFSİN DURUMU
Büyük bir zata; “En birinci düşmanın nefsindir.” hadîs-i şerîfinin manasını sordum. Bana şöyle cevap verdi:
“Hangi düşmana iyilik edersen dost olur. Nefs ise böyle değildir. Onu ne kadar hoş tutarsan sana o kadar kafa tutar.”
GÜNÜN TARİHİ - ULUĞ BEYİN VEFÂTI
Astronomi âlimi ve Semerkand sultanıdır. İsmi Muhammed Taragay bin Muinüddin Şahruh’tur. Semerkand’da 22 Mart 1395’de doğdu. Sarayda iyi bir öğrenim gördü. Kur’ân-ı kerîmi ezberledi, Arapçayı öğrendi. Babası vefât edince, idareyi ele aldı. Semerkand’ı kendine başşehir yaptı. 38 sene hükümdarlık yaptı. 25 Ekim 1449’da öldürüldü ve dedesi Timur Hânın yanına defnedildi.
Dünya ilim tarihinin, zamanına kadar yetiştirdiği en büyük astronomi âlimi olarak şöhret yaptı. Bu sahada Uluğ Beyi dünyaya tanıtan, Semerkand’da 1420’de yaptırdığı rasathâne olmuştur.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE