TARİH - FETHİ KİM GÖRÜR

Osmanlı Sultanı İkinci Murat Hân, Akşemseddin hazretlerinin hocası, Hacı Bayram-ı Velî'yi son derece severdi. Fırsat buldukça, sık sık ziyaretine giderdi. Bir defasında 4 yaşındaki oğlu Şehzâde Mehmed ile beraber Hacı Bayram'a gelip, elini öptüler.
Sultan Murat Hân, o gün yaptıkları sohbet sırasında Hacı Bayram hazretlerine sordu:
- Efendim! İstanbul'u alıp, kâfir diyarını İslâmın nuru ile nurlandırarak, çan yerine ezan seslerinin yükselmesini arzu ederim. Bu hususta duâlarınızı beklerim.
Hacı Bayram-ı Velî cevabında buyurdu ki:
- Allahü teâlâ, ömrünüzü ve devletinizi ziyade etsin. İstanbul'un alındığını sen ve ben göremeyiz.
Sonra da, Şehzâde Mehmed ile Akşemseddîn'i göstererek buyurdu ki:
- Şu çocukla, bizim Köse (Akşemseddîn) görürler.
GÜNÜN TARİHİ - NİĞBOLU ZAFERİ
Osmanlıların Avrupa’da ilerlemelerinden sonra, sıranın kendilerine geldiğini anlayan Macar Kralı, öteki Avrupa devletlerinden yardım istedi. Bunun üzerine Fransa, İngiltere, Almanya ve diğer ülkelerin askerleri Macaristan’da toplandılar. Bu ordu, Türkleri Avrupa’dan çıkarmak için harekete geçti. Geçtikleri yerlerdeki halka zulmederek ilerleyen Haçlılar, Niğbolu Kalesi’ni kuşattılar. Yıldırım Bayezid Hân, bunu duyunca ordusunun başında hemen harekete geçti.
Kaledeki Türk askerleri çok azdı. Ancak kale komutanı Doğan Bey, çok değerli bir komutandı. Kaleyi teslim etmeyerek Yıldırım Bayezid’e zaman kazandırdı. Osmanlı Ordusu kısa zamanda Niğbolu önlerine geldi. Burada 25 Eylül 1396 günü tarihin en büyük meydan savaşlarından biri yapıldı. Haçlı ordusu yenildi. Bu savaşta Haçlılar 100-120 bin, Osmanlılar ise, 60-70 bin kişi idiler.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE