SOHBET - FITRA VERMEK
İhtiyacı olan eşyadan, borçlardan fazla olarak, zekât nisâbı kadar malı ve parası bulunan her Müslümanın, Ramazan ayında Bayram namazına kadar fıtra vermesi vaciptir. Seferde olanın da fıtra vermesi lâzımdır.
İhtiyaç eşyası demek; kıymeti ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl üç kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve aletler, binecek vasıtaları, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlardır. Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, kiradaki evler, evindeki süs eşyası, sanat ve ticaret aletleri, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, fıtra ve kurban için nisâb hesabına katılır.
Fıtra olarak; 1750 gr buğday veya buğday unu, 3.5 kilo arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Bunların kıymeti kadar altın veya gümüş de verilebilir.
GÜNÜN TARİHİ - ESKİŞEHİR’İN KURTULUŞU
Eskişehir, tarihin her döneminde, önemli bir ticarî, ekonomik ve stratejik noktada olmuştur. Geniş ve verimli ovaları, Anadolu doğu-batı, kuzey-güney doğrultusundaki yollarının burada buluşması, bu yolların askerî ve ticarî önemi, bölgenin hep göç almasına ve savaş sahnelerinin topraklarında geçmesine sebep olmuştur.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan Mondros Mütarekesi’ndeki, İtilaf Devletleri'nin yurdumuzdaki önemli noktaları, güvenlik gerekçesiyle işgal edebilecekleri hükmüne dayanarak 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul'a çıkan İngiliz kuvvetleri, İstanbul-Bağdat demiryolu üzerinde önemli gördükleri yerleri işgal etmeye başladılar. Bu yüzden 1919 yılı Ocak ayında 520 mevcutlu bir İngiliz birliği Eskişehir İstasyonu çevresinde karargâhlarını kurdu.
Bu işgal, Eskişehir halkı tarafından nefretle karşılandı ve gösteriler düzenlenmeye başlandı. 17 Mayıs’ta Yunanlıların İzmir'i işgalini kınayan bir miting de düzenlendi. Bu miting sonrasında işgalcilere karşı olan direniş, giderek daha teşkilâtlı bir hâle geldi ve güçlendi.
Uşak, Kütahya ve Bursa üzerinden Eskişehir üstüne saldırıya geçen Yunan kuvvetleri, 20 Temmuz 1921'de Türk Batı Cephesi güçleri şehri boşalttıktan sonra, Yunan ordusu elini kolunu sallayarak buraya girdi. İşgalden 2 gün sonra Yunan kralı Konstantin Eskişehir'e geldi. Yunan Ordusu, hazırlıklarından sonra, 13 Ağustos’ta 3 koldan Türk mevzilerine karşı hücuma geçti. 1 Ağustos’ta Sivrihisar, 16 Ağustos’ta Mihalıççık işgal edildi. Polatlı’nın batısına kadar ilerlediler.
10 Eylül’de Türk Ordusu saldırıya geçti ve Duatepe, Beylikköprü, Kartaltepe ve Beştepe ele geçirildi. 13 Eylül’de Sivrihisar, 17 Eylül’de Mihalıççık geri alındı. 23 Eylül’de, Yunanlılar Eskişehir'e kadar geriledi. Bu savaşlara Sakarya Savaşı denir.
1922 yılı içinde hem Türk, hem de Yunan birlikleri saldırı için hazırlıklarını yaptılar. Nihayet, 26 Ağustos’ta Büyük Taarruz başladı. 2 Eylül’de Eskişehir düşman işgalinden kurtuldu. Ancak işgalciler geri çekilirken yakıp yıkarak şehri harâbe hâline getirdiler. 250 kişiyi öldürüp, 2 000 ev, 22 otel ve han, 2 000 mağaza ve dükkân, 5 hamam, 4 fabrika, 2 câmi, 3 mescit ve 10 mektep yaktılar. Köylerde ise 13 000 evi ve ormanları ateşe verdiler.
Kurtuluş Savaşı’nın 5 önemli meydan muharebesinin 3‘ü (1. ve 2. İnönü ve Sakarya Savaşı) Eskişehir'de geçmiştir. Eskişehir halkının zaferin kazanılmasında da büyük yardımı oldu. Kurtuluş Savaşı’nda büyük acılar çeken halk, büyük fedakârlıklar yaparak, yağma, tahrip ve zorluklara göğüs gerdi.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE