GÜNÜN TARİHİ - 30 AĞUSTOS ZAFERİ
Türk tarihinde Ağustos ayı, büyük zaferlerin kazanıldığı bir aydır. İstiklâl Savaşı’nda, 26 Ağustos 1922 sabahı, Mustafa Kemâl idaresinde, Afyon’da başlayan Türk Ordusu’nun taarruzu, 4 gün içinde çok gelişti. Nihayet 30 Ağustos'ta düşmanın esas kuvvetleri Dumlupınar’da yok edildi.
Yunan başkomutanı Trikopis de esir alındı. 9 Eylül’de Türk Ordusu’nun İzmir’e girmesi ile yurdumuzun batısı Yunanlılardan kurtuldu. Yunan kuvvetleri top, tüfek, makineli tüfek ve uçak bakımından Türk kuvvetlerinden çok fazlaydı. Bu savaşta bizim kaybımız 10 bin, Yunan tarafının kaybı ise, 100 bin kadar asker oldu.
MAKALE - YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE
Osmanlı tebaası olan Balkan Milletleri, 350 sene millî benliklerini muhafaza ettiler. Çünkü Osmanlılar bütün azınlıklara; en geniş dinî, idarî ve kültürel hakları tanıyordu. Osmanlı Devleti'nin siyaseti böyle idi. Bu sayede, dünyanın üç kıtasına yayıldı ve “İlâ-yı Kelimetullah” için çalıştı.
Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan ve Romanya’da en küçük köyler bile; kendi rahipleri ve yöneticileriyle idare edilirlerdi. Kendi lisanlarıyla konuşur, yazar; kendi öğretmenleri tarafından, kendi okullarında ders görürlerdi. Millî tarih ve edebiyatlarını, destanlarını öğrenirlerdi.
Kendi şarkılarını terennüm edip, gelenek ve göreneklerini devam ettirirlerdi. 3.5 asır, böyle devam etti. Ne zaman ki; Devlet-i Âliyye, gücünü kaybetmeye başladı; işte o zamana kadar “kuzu kuzu” yaşayan bu kavimler, toprak üstüne çıkıp kurtlaştılar. Çünkü, en küçük köyler bile; birer siyasî, dinî ünite idiler. Derhal birleştiler. Hak istemeye, hürriyet istemeye başladılar.
Bütün mesele “Devletin Kuvveti” meselesidir. Boşuna denmemiştir: “Ya Devlet başa, ya Kuzgun leşe!”
Prof. Dr. İsmet Miroğlu
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE