SOHBET - İFTAR VERMEK
Birgün Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki:
“Bir kimse Ramazan ayında bir oruçluya iftar verirse, günahları affolur. Hak teâlâ, onu Cehennem ateşinden azat eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona sevap verilir.”
Eshâb-ı kirâm, “Yâ Resûlallah! Her birimiz, bir oruçluya iftar verecek, onu doyuracak kadar zengin değiliz.” deyince, buyurdu ki:
“Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de, bu sevap verilecektir. Bu ay öyle bir aydır ki, ilk günleri rahmet, ortası af ve mağfiret ve sonu Cehennemden azat olmaktır. Bu ayda, emri altında olanların vazifesini hafifletenleri, Allahü teâlâ affedip, Cehennem ateşinden kurtarır. Bu ayda 4 şeyi çok yapınız! Bunun ikisini Allahü teâlâ çok sever. Bunlar, kelime-i şehâdet söylemek ve istiğfar etmektir. İkisini de zaten her zaman yapmanız lâzımdır. Bunlar da Allahü teâlâdan Cenneti istemek ve Cehennem ateşinden O’na sığınmaktır. Bu ayda, bir oruçluya su veren bir kimse, kıyâmet günü susuz kalmayacaktır.”
ŞİİR - RAMAZAN TATLILARI
İftarda çıksalar yola,
Hepisinden çok severiz,
Tatlılar şahı baklava.
Ye kebabı biberlice,
İç şerbeti anberlice,
Sevenlere safa verir,
Tel kadayıf şekerlice.
Balla yenir beyaz kaymak,
İftâr ile olur doymak,
Kimin aklına gelir ki?
Lokma tatlısını saymak.
Hem yumurta nazik olur,
Sucuk ile pişse n’olur?
Köfteli, ekşili çorba,
Cümlesinden evvel gelir.
Pişer köpüklü kahveler,
Ehl-i keyfin yüzü güler,
Nargile, çubuktan sonra,
Teravih kasveti siler.
Lâzımdır bunlar iftâra,
Maksâdım bütün efkâra,
Davul çalar, bahşiş ister,
Bekçiniz garip ve âvâre.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE