Untitled Document

MAKALE - NİJER'DE NELER GÖRDÜM (2)

İdrar yapamıyor diye gelen çocukların hemen hemen hepsinde idrar torbasında taş tespit ettik. İşimiz sabah 8'de başlayıp gece 2'de bitiyordu. Elindekini tamamlayan diğerine yardım ediyor. Bu tempo para pul için yapılmaz, ancak gönüllü insanlar bu kadar yıpratıcı çalışırlar.

Bulaşıcı hastalıklar hayli fazla. Su başlı başına problem. Sıtma yüzünden dalakları büyümüş. Buna bağlı kan hastalıkları da ortaya çıkıyor. Cilt hastalıkları yaygın, vücüt çıplak, ayaklar çıplak, enfeksiyonlar önlenemiyor. Diş problemi de çok. Bir dişhekimi arkadaş vardı, günde 160 diş çekti. Bütün hastalıkların başı su. Birkaç tane kuyu gördüm. Bizim insanlarımız açtırmışlar. 200 metreden su çıkıyor maliyetleri 17-20 bin dolar...

Buralara sivil toplum kuruluşları, yardım dernekleri kalıcı bir hastane yapsalar çok daha hayırlı olur.

Tessaoua'da küçük küçük mahalle mescitleri var. Sabah namazlarında bile mescitlerin dolu olduğunu görüyorsunuz.

Hiçbir şeyimiz olmasa, sadece Türkiye'de yaşıyor olduğumuz için bile ayrıca şükretmemiz gerektiğini düşünüyorum yol boyunca. Buradaki sıkıntılarla oradaki sıkıntılar çok farklı. Onları gördükten sonra sıkıntılarımızı büyütüyor muyuz diye soruyorum? Bence hastalarımızdan bazılarını psikolojik tedavi için oraya göndermek lazım, hiçbir şeyim yokmuş demezse gelin yanıma...

Osman Sağırlı Türkiye Gazetesi 24-25.02.2009

GÜNÜN TARİHİ - İSTANBUL'UN İŞGALİ

16 Mart 1920’de güzel İstanbul’umuz, Osmanlı Devleti’nin ve milletinin tarihî düşmanı sömürgeci İngilizler tarafından işgal edildi. Bu işgal Anadolu’da büyük tepkiler uyandırdı. Şehrin caddelerinde düşman ordularının subayları, askerleri geziyor, bazı evlerde düşman bayrakları dalgalanıyordu.

Beyoğlu gibi azınlığın çoğunlukta olduğu semtlerde zafer şenlikleri düzenlenirken, Türklerin oturdukları semtlerde halk kan ağlıyordu. İngiliz askerleri şafakla beraber Şehzadebaşı’ndaki bir karakolumuzu basarak silâhsız bando erlerini süngüleriyle delik deşik etmişlerdi. İşte bugün, o acı günün yıl dönümüdür. İstiklâl Savaşı’nı kazanmamızdan sonra düşman kuvvetleri 2 Ekim 1923’te Türk bayrağını ve donanmasını selâmlayarak İstanbul’u boşalttılar.



Erkek : Vehbi - Kız : Yadigâr  - Yemek : Yayla çorbası, Patates Oturtma, İrmik Helvası

Featured Image 01