SOHBET - TEFSÎR VE HADÎS OKUMAK
Âlim olmayan kimselerin, tefsîrden, hadîsten din öğrenmesi mümkün değildir. Meselâ, abdestin farzı, Hanefî’de 4, Şâfiî’de 6, Mâlikî ve Hanbelî’de daha fazladır. Tefsîr ve hadîsten abdestin farzını bile öğrenmemiz mümkün değilken, itikâdî konuları öğrenmemiz nasıl mümkün olur? İslâm âlimleri yıllarca çalışarak, Kur’ân-ı kerîm ve hadîs–i şerîflerden çıkardıkları hükümleri, kitaplara yazmışlardır.
Bir Müslüman, hangi mezhepte ise, mezhebine âit kitapları okur, dinini öğrenir. Zaten her Müslümanın, bir ilmihâl kitabı okumakla dinine âit lüzûmlu bütün bilgileri öğrenmesi mümkündür. Tıp kitabı okuyarak hastalıklara teşhis koymak, tedâvi ve ameliyatlara girişmek milyonda bir ihtimal de olsa belki mümkün olabilir, fakat Kur’ân ve hadîsten din öğrenmek mümkün olmaz. Her işi ehlinden öğrenmek lâzımdır. Fıkıh kitaplarını “Tabu” olarak gösterenler, “Dini Kur’ân ve hadîsten öğrenin!” diyenler, eğer câhil değilseler, dinde karışıklık meydana çıkarmak için çalışan kimselerdir.
GÜNÜN TARİHİ - İSTİKLÂL MARŞI
Millî Mücadele’nin devam ettiği yıllarda, Millî Eğitim Bakanlığı, İstiklâl Marşı için bir yarışma açtı ve birinciye para verileceğini ilân etti. Bu yarışmaya 724 şair katıldı. Gelen şiirler incelenince hiçbirinin isteğe uygun olmadığı görüldü. Bunun üzerine İstiklâl Marşı’nın sözleri, doğrudan doğruya ve para verilmemek şartıyla kabul eden Mehmet Akif’e ısmarlandı.
Millet Meclisi üyeleri, 12 Mart 1921’de, İstiklâl Marşı’nı Milli Eğitim Bakanı Suphi Tan-rıöver’den dinledi ve alkışlar arasında kabul etti. Aynı zamanda; 12 Mart tarihi, 2007 yılında TBMM tarafından, İstiklal Marşı'nın Kabul Edilişi ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü olarak kabul edildi.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE