SOHBET - MÜSLÜMANIN VASIFLARI
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"İnsanlara merhamet etmeyene, Allahü teâlâ merhamet etmez."
"Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onun yardımına koşar. Onu küçük ve kendinden aşağı görmez. Onun kanına, malına, ırzına, nâmusuna zarar vermesi harâmdır."
"Allaha yemîn ederim ki, bir kimse kendisi için sevdiğini, din kardeşi için de sevmedikçe îmânı tamam olmaz."
"İhtiyârlara saygı gösteren ve yardım eden, ihtiyârlayınca, Allahü teâlâ ona da yardımcılar nasîb eder."
"Bir kimse, sevmediği birisine belâ, sıkıntı geldiği için sevinirse, Allahü teâlâ, bu kimseye de bu belâyı verir."
"Kalbinde merhameti olmayanın îmânı yoktur?" [Yani îmânı kâmil değildir.]
"Allaha yemîn ederim ki, kötülüğünden komşusu emîn olmayanın îmânı yoktur." [Yani, hakîkî mümin değildir.]
"Küçüklerimize acımayan ve büyüklerimize saygılı olmayan, bizden değildir."
"Allahü teâlâ, dünyalığı, dostlarına da düşmanlarına da vermiştir. Güzel ahlâkı ise, yalnız sevdiklerine vermiştir."
"Bir kimsenin ırzına, malına saldıranın sevapları, kıyâmet günü o kimseye verilir. İbâdetleri, iyilikleri yoksa, o kimsenin günâhları buna verilir."
"Allahü teâlâ indinde günâhların en büyüğü, kötü huylu olmaktır."
GÜNÜN TARİHİ - MEKKE’NİN FETHİ
Peygamber efendimiz, Medine’den 12 000 kişilik bir ordu ile gelerek, harp etmeden Mekke-i Mükerreme’yi 630 yılında teslim aldı. Düşmanlarına da; “Sizin hiçbirinizi, sorguya çekecek değilim. Gidiniz, hepiniz serbestsiniz!” buyurdu.
Kâbe’yi putlardan temizledi ve Hazret-i Bilâl, Kâbe’nin damına çıkarak Mekke’de ilk ezânı okudu. Müslümanlar; göç ederek ayrıldıkları Mekke, Kâbe ve vatanlarına, böylece yeniden kavuşmuş oldular.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE