MANZUM MENKIBE - SULTANIN DAVETİ
Abdülhakîm Efendi, Beşiktaş-Sinanpaşa,
Câmiinde vaz edip, çıkarken dışarıya,
Baktı, kapı önünde, bir saray arabası,
Kibar bir bey yaklaşıp, şu oldu ona arzı:
“Sultan Vahîdeddin Hân, size selâm ediyor,
Ve sizi, iftar için, saraya çağırıyor.”
Sultanın gönderdiği, hususî arabaya,
Binerek, iftar için, teşrif etti saraya.
İstanbul'un en mümtaz, hoca, vaiz, imamı,
O iftar yemeğine, çağrılmıştı tamamı.
Çok mükellef bir yemek, yenildikten sonra da,
Sermüsahip şunları, arz etti o arada:
“Sultan, bilcümlenize, önce selâm ediyor,
Sonra da şu hususu, istirham buyuruyor.
Şu an, düşmana karşı, bütün Anadolu'da,
Çarpışan halkımıza, ediniz hayır duâ.
Halkı teşvik ediniz, millî mücadeleye,
Ki eli silah tutan, koşup gitsin cepheye.
Bu düşman işgâlinden, vatanın kurtulması,
Hususunda sultanın, budur sizden ricası.”
Abdülhakîm Efendi, sarılıp bu dâvâya,
Çok insan göndermiştir, o gün Anadolu’ya.
Dünkü Cevap : 11 çocuk kendi yumurtasını aldı. Sonuncu çocuk kendi yumurtasını sepetle birlikte aldı.
Erkek : Baha - Kız : Neslişah - Yemek : Sütlü çorba, Zeytinyağlı kereviz, Bulgur Pilavı, Sütlaç
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE