Untitled Document

MANZUM HİKAYE - KESİLDİ Mİ ELLERİN (2)

Oğul, oğul, beni vuran elin yere döşene!
Hain evlât, beğendin mi yaptığınış Bak ananın hâline!

Ben senden son vaktimde evlâtlıklar beklerken,
Beni böyle al kanların içersine koydun sen!

Ben senin için doğmuş idim, ben senin için yaşardım;
Sendin benim her düşüncem, sendin benim her derdim.

Bir parçacık benzin uçsa, bir kerecik; 'of' desen,
Ah ne ölüm azapları çeker idim o gün ben.

İşte artık senin için çarpan yürek duruyor;
Ağlayan göz kapanıyor; gülen dudak kuruyor.

Çalışan el uyuşuyor; rahat olsun her yerin!..
Kim derdi ki, o koynumda büyüttüğüm ellerin,

Benim şu ak, şu kınalı saçlarımdan tutarak,
Acımadan, titremeden bana bıçak vuracakş..

Bu ne yürekş Para için insanlıktan geçiyor,
Bu ne alçak susayış ki, ana kanı içiyor!

Seni böyle kimler etti, kanlı cellat, canavarş
Hayır, hayır, onlarda da senden pek çok duygu var.

Senin elin, bir celladın bıçağından duygusuz,
Senin elin, bir kaplanın tırnağından duygusuz.

Senin elin, kan dökücü her bir şeyden haindir,
Ah, bir cellat senin gibi kanlıları gebertir.

Bir kaplan da, anasından başkasını pençeler,
Haram olsun, o uykusuz bıraktığın geceler.

Bugüne dek emeklerim dursun iki gözüne;
Kan yerine irin olsun emdiklerin!.. O kan neş..

O damlayan kimin kanı, avucunun içindeş..
Yoksa beni vurur iken, bana bıçak saplarken,

Kesildi mi ellerinş
Of, sızlıyor omuz başım, yaralarım pek derin!

Kaç buradan oğul, seni şimdi gelip burda tutarlar;
Zincir vurup o karanlık zindanlara atarlar.

Kaç buradan bir kuş gibi!
Ben kanımı helâl ettim, sen de affet yâ Rabbi!...   

                                             Mehmet Emin Yurdakul



Erkek : Şükrü - Kız : Şükriye  - Yemek : Domatesli yumurta, Makarna, Komposto



Featured Image 01