Untitled Document

TARİH - TÜRKİYE'Yİ PAYLAŞMA PLÂNLARI

Sayın okuyucularım, sizlere Türkiye’nin paylaşılması için 1281 yılından bu yana Batılıların hazırladıkları 100 projeyi hatırlatayım da, bugünkü terör olayları karşısında Batı’nın davranışlarını daha iyi değerlendirmeniz mümkün olabilsin.
İstanbul’da Romanya elçisi olarak da görev yapan Trandafir G. Djuvara isminde bir diplomat, 1914 yılında “Cent projets de partage de la Turquie” isimli bir kitap yazmış. Kitapta 1281-1913 yılları arasında Türkleri Avrupa’ya sokmamak ve Türkiye’yi parçalamak için hazırlanmış 100 proje anlatılıyor.
Bu kitabın  tamamı (haritalı olarak) 1999 yılında büyükelçi Pulat Tacer’in tercümesiyle bastırılmış.
1914 yılında yazılan kitabın önsözünde deniliyor ki:
“Doğu sorunu, Türklerin Avrupa’ya girmeleriyle başlamıştır. İstanbul’un Türk egemenliğine girmesi Batılıların müdahalesi için iyi bir vesile oldu. Haçlı Seferleri kargaşasının yerini Türkiye’nin paylaşılması projeleri aldı. Bunları hazırlayanlar arasında ihtiraslı ve becerikli olanlar olduğu gibi, hayalci ve ütopyacı olanlar da vardı. Çok sayıda papanın paylaşma projesi yanında, ünlü devlet adamları I. Fransuva, I. Maksimilyen, XIV. Louis, Büyük Petro, II. Katerina, II. Josef, I. Napolyon, I. Aleksandr, I. Nikola da paylaşma projesi hazırladı...”
Kitapta; “Türke karşı duyulan geleneksel nefretin ve daha sonra onları Asya’ya sürme konusundaki sayısız projenin kökenini, Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasında bulunan, ortadan kaldırılması olanaksız düşmanlıkta aramak gerektiği” belirtiliyor. (Medeniyetler Çatışması’na 1913 yılında işaret ediliyor!)
Edirne 1360 yılında alındı. İşte o tarihten bu yana Avrupalılar Türkleri Avrupa’dan atmak, Türkiye’yi paylaşmak için proje üzerine proje hazırladı.
Kitapta deniliyor ki, “Osmanlı devleti birden yok olmadı. Yavaş yavaş parçalandı.” Bu yok oluşun temel sebebi olarak da, “toprakların çok genişlemesi, ulusların farklılıkları, milliyetçiliğin güçlenmesi, askeri gücün zayıflaması, disiplin ve otorite” kaybından söz edildikten sonra çok önemli bir noktaya işaret ediliyor.
“Halk topluluklarını ayağa kaldıran güçlü bir amil olan din, İslâm ve Hıristiyanlık arasındaki şiddetli bir düşmanlık ortamı doğurdu...”
Okuyalım. Tarihi, Avrupalıların niyetini bilelim. Ama, “Avrupalılar bize ezelden beri düşman” diyerek, küsüp oturacak durumumuz yok. Gerçeği görerek, kendi politikamızı oluşturalım.
Güngör Uras -Milliyet



Erkek : Mehmet - Kız : Banu  - Yemek : Semizotu, Ciğer Yahni, Salata, Komposto



Featured Image 01