Untitled Document

GÜNÜN TARİHİ - NECİP FAZIL KISAKÜREK

1904'te İstanbul'da doğdu. Bahriye Mektebine girdi. İlk şiirlerini burada yazmaya başladı. 1935'e kadar daha ziyade ferdî, beşerî duyguları, kendi iç sıkıntılarını, buhranlarını dile getirdi. Büyük âlim Seyyid Abdülhakîm Arvasî'yi tanıması şahsiyetine, fikrine, dünya görüşüne büyük tesir yaptı. Âdeta her şeyiyle yeniden doğdu. Bu devreden sonra yazar, kendi tabiriyle Fildişi Kulesi'nden iner, memleketine, insanlarına karşı sorumluluk duyan Müslüman bir sanatkâr ve münevver hüviyeti kazanır. Kalemiyle, inandığı doğru, güzel, iyi bildiği değerleri yaymak, savunmak, tanıtmak için çalışır. Bu maksatla, şairliğinin yanı sıra, edebiyatın hemen her dalında kalem oynatarak, yüzden fazla eser verir. 1980'de "Sultan-üş-şüarâ" "Şairler Sultanı" ilân edildi. 25.05.1983'de, mücadelelerle dolu hayatı sona erdi.

KARACAAHMET ŞİİRİ
          Deryada sonsuzluğu fikretmeye ne  zahmet!
          Al sana, derya gibi sonsuz  Karacaahmet.
          
          Göbeğinde yalancı şehrin, sahici  belde;
          Ona sor, gidenlerden kalan şey  neymiş elde?
          
      Mezar, mezar zıtların  kenetlendiği nokta;
          Mezar, mezar, varlığa yol veren  geçit, yokta.
          
      Onda sırların sırrı: Bulmak için  kaybetmek,
          Parmakların saydığı ne varsa hep  tüketmek.
          
      Varmak o iklime ki, uğramaz  ihtiyarlık;
          Ebedî gençliğin taht kurduğu yer,  mezarlık.
          
      Ebedî gençlik ölüm, desem kimse  inanmaz;
          Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm  yıpranmaz.
          
      Karacaahmet bana neler söylüyor,  neler!
          Diyor ki, viran olmaz tek bucak,  viraneler,
          
      Zaman deli gömleği, onu yırtan da  ölüm;
          Ölümde yekpâre ân, ne kesiklik,  ne bölüm...
          
      Hep olmadan hiç olmaz, hiçin  ötesinde hep;
          Bu mu dersin, taşlarda donmuş  sükûta sebep?
          
      Kavuklu, başörtülü, fesli, başaçık  taşlar;
          Taşlara yaslanmış da küflü  kemikten başlar,
          
      Kum dolu gözleriyle süzüyor  insanları;
          Süzüyor, sahi diye toprağa basanları;
          
      Onlar ki, her nefeste habersiz  öldüğünden,
          Gülüp oynamaktalar, gelir gibi  düğünden.
          
      Onlar ki, sıfırlarda rakamları  bulmuşlar;
          Fikirden kurtularak, ölümden  kurtulmuşlar.
          
      Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı  tâlih!
          Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca  tarih!

GÜNÜN TARİHİ - BAKÜ-CEYHAN BORU HATTI

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Petrol Boru Hattı, 25 Mayıs 2005 tarihinde açıldı. Bakü’den başlayıp Ceyhan’da son bulan 1 774 kilometrelik petrol boru hattının günlük kapasitesi 1 000 000 varildir. Bu hat, dünya petrol üretiminin 80’de birini karşılıyor.

Bundan sonra, Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz hattı, Şahdeniz Boru Hattı, Türkiye-Yunanistan Doğal gaz Hattı, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolu Hattı ile Türkiye’nin Orta Asya ve Transkafkasya’da siyasî ağırlığı artacak ve Türk Cumhuriyetleri ile olan kültürel ve ekonomik ilişkileri de gelişecektir.



Erkek : Selâmi - Kız : Saniye  - Yemek : Düğün çorbası, Soğan yahni, Ciğerli pilav, Aşure



Featured Image 01