Untitled Document

GÜNÜN TARİHİ - MİMAR SİNAN'IN VEFÂTI

Mimar Sinan, 1490 yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğup, 9 Nisan 1588’de İstanbul’da vefât etti. Küçük yaşlarda İstanbul’a gelip tahsilini tamamlayıp orduya katıldı. Çaldıran, Mısır, Tebriz, Bağdat, Rodos ve Belgrad’ın fetihlerinde bulundu. Onlarca ülke, yüzlerce şehir görüp, gittiği her yerde, kemerleri, kubbeleri inceledi. Hepsinden de ders alıp, notlar tuttu. Sonra başmimar olarak vazifeye getirildi. Devlet inşaatlarını denetledi ve Hassa Mimarlar Ocağı’nda geceli gündüzlü ders verdi. Mimar Sinan memleketi câmiler, medreseler, köprüler, imâretler, şifâhaneler, hanlar, hamamlar, ambarlar ve kervansaraylarla donattı. Hiçbir eseri diğerine benzemedi. O kısacık mimarlık dönemine 364 eser sığdırdı.  Mimar Sinan’ın akustikte vardığı nokta ulaşılmazdır ve günümüz mühendislerine bile parmak ısırtmaktadır. Süleymâniye ve Selimiye Câmileri, en büyük eserleridir.

* * * * * * * *

Mimar Sinan'ın Selimiye Câmii'nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı beşinci bir işlem bularak çözdüğü söylenir.
Üç şerefeli minarelerine çıkan 3 müezzinin yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir dehanın ürünüdür.  Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır.

Selimiye Câmii’nin zemini gevşek toprakmış. Bu nedenle minarelerinin yakın zamanda yıkılacağı fark edilmiş. Uluslararası bir grup bilim adamı toplanmışlar. “Nasıl kurtarırız bu tarihî minareleri.” diye kafa kafaya vermişler. Sonuçta en son teknoloji olan metal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişler. Temellerini açınca, koymayı düşündükleri kelepçelerin aynısıyla karşılaşmışlar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyıl önce aynı şeyi düşünmüş meğerse!..



Erkek : Fahri - Kız : Fahriye  - Yemek : Mercimek Çorbası, Kabak dolması, Salata, Şekerpare



Featured Image 01