İlkbaharı geldi Anadolu’nun,
Silifke’de çiçek açtı nar şimdi.
Her tarafı yeşillendi Bolu’nun,
Sultandağı benek benek kar şimdi.
Eğri yollar yaylaların kuşağı,
Çayır çimen sevgililer döşeği,
Hora teper Sürmene’nin uşağı,
Dadaşların oynadığı bar şimdi.
Durgun çayı köpüklendi Daday’ın,
Palmiyeler zümrüt tâcı Hatay’ın,
Çukurova cennetidir bu ayın,
Aydın ili efelere dar şimdi.
Gönül dile gelir kaval sesinde,
Mor martılar düğün yapar Mersin’de,
Isparta’nın renk renk gül bahçesinde,
Bülbüllerin neşesini gör şimdi.
Cıvıl cıvıl, sessiz duran yuvalar,
Kelebekler birbirini kovalar,
Halı gibi nakışlandı ovalar,
Bölük, bölük sarı, yeşil, mor şimdi.
Âşıklar diyarı Elbistan ili.
Olur mu mevsimin bağ-ı İrem’i,
Her çeşmenin üç–beş tane güzeli,
Her çiçeğin bir arısı var şimdi.
Çıkıp baksam Çamlıca’nın başına,
İki kıt’a bir boğazda âşina,
Karakoç’um gel yorulma boşuna,
İstanbul’u tarif etmek zor şimdi.
Abdurrahim Karakoç |
 |