Untitled Document

MENKIBE - HAZRET-İ ÂMİNE

Hazret-i Âmine, Peygamber efendimizi de yanına alarak Medine’deki Neccar oğullarından olan dayılarını ziyarete gitti. Orada Peygamberimizle, bir ay kadar misafir oldular.


Yahudi kavmi Peygamberimizi orada görünce, onu devamlı kontrol edip, hâl ve hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hazret-i Âmine Yahudilerin Peygamberimiz hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı ve âcilen Mekke’ye dönmek için yola koyuldular. Ebva köyüne gelince, hastalanıp durakladılar. Baş ucunda duran Peygamberimizin yüzüne bakıp söyle hitap etti:


“Ey, çekilen dehşetli ölüm okundan, Allahın lütfu ve yardımı ile 100 deve karşılığında kurtulan zatın oğlu! Allah, seni, mübârek ve devamlı kılsın! Eğer rüyâda gördüklerim doğru çıkarsa; sen Allahü teâlâ tarafından, âdemoğullarına helâl ve haramı bildirmek üzere gönderileceksin! Allah, seni milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan, putperestlikten de esirgeyecek, alıkoyacaktır.


Her canlı varlık ölecektir. Ben de öleceğim. Fakat temelli anılacağım. Çünkü, temiz bir oğul doğurmuş, arkamda hayırlı bir hatıra bırakmış bulunuyorum.


Hazret-i Âmine, 577 yılında vefât ettiğinde 30 yaşlarında idi. Mübârek cenâzesi orada defnedildi. Beraber yolculuk yaptıkları Ümmü Eymen, Peygamber efendimizle hemen yola çıkıp birkaç gün sonra Mekke’ye ulaştılar. Abdülmuttalib’in huzuruna gelerek Resûlullah efendimizi ona teslim etti.




Hazret-i Âmine annemizin mezarı eskiden köy iken şimdi vadi hâlini alan Ebva Vadisi’nde bulunan bir tepede yer alıyor.


Bu kabir, Osmanlı devrinde, bir türbe içine alınmış, iki ucuna mezar taşları dikilmiş, ancak daha sonra bu yapı Suudi Hükûmeti tarafından yıktırılmış ve ziyaretler de yasaklanmıştı.


Türkiye’den 2008’de giden bir grup hacı, Hazret-i Âmine annemizin kabrinin bulunduğu yere çok zor şartlarda ulaştı ve kaybolan mezarı taşlarla belirgin hâle getirdiler.



Erkek : Ömer - Kız : Gülsüm  - Yemek : İşkembe Çorbası, Ciğer Yahni, Salata



Featured Image 01