Untitled Document

MANZUM MENKIBE - ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ

Bir kişi duydu, onun, güzel vaz ettiğini,
Dinlemek arzû etti, gidip onun dersini.

Öğrenmek istediği, vardı ki meseleler,
Onları bir kağıda, yazdı hep birer birer.

Hepsi “On husus” idi, yazıp koydu cebine,
Ve geldi namaz vakti, Bâyezid câmiine.

Girip de oturunca, câminin gerisine,
Abdülhakîm Efendi, ara verdi dersine.

Buyurdu ki: “Bu dinde, var ki bazı hususlar,
Bazıları bunları, öğrenmek istiyorlar.

O dinî hususlardan, birincisi şöyledir,
Onun, dinimizdeki, cevabı da böyledir.

İkincisi şu olup, şöyledir cevabı da.”
Böyle izah etti hep, onların onunu da.

İşi hâllolmuş idi, böylece o kişinin,
Lâkin anlamamıştı, hikmetini bu işin.

On suâl daha yazıp, ertesi hafta yine,
Gelip oturuverdi, câminin bir yerine.

Abdülhakîm Efendi, onları da tek be tek,
Söyleyip cevapladı, uzun izah ederek.

Çıkarken buyurdu ki, yaklaşıp o kimseye;
“Şimdi vâkıf oldun mu, bu yirmi meseleye?”

GÜNÜN TARİHİ - SIRPSINDIĞI ZAFERİ

1364 yılında Türkler, Rumeli’ye geçince Balkan milletlerinin tertip ettiği ilk Haçlı Ordusu ile Sırpsındığı’nda karşılaştılar. Düşman hakkında keşfe gönderilen Hacı İl Bey, düşman ordusunun içine sokmaya muvaffak olduğu casusları ile, düşmanın disiplinsiz olarak, geceleri kralların ve kumandanların çadırlarında toplanıp şarap ve eğlence ile vakit geçirdiklerini öğrenmişti. Gece baskını ile, sarhoş ve uyku sersemliği ile neye uğradığını bilemeyen haçlı askerleri, karanlıkta birbirlerini kırıp geçirmişlerdir. Bir kısmı da kurtuluşu firarda bulup kaçmıştır. Hacı İl Bey 10 000 kişi ile 40 000 kişilik düşmanı perişan etmiştir.



Erkek : Mikâil - Kız : Nadide  - Yemek : Düğün çorbası, Yumurtalı Ispanak, Yoğurt



Featured Image 01