Untitled Document

ŞİİR - KUTSAL TOPRAKLARDA

Âlemlere nûr saçan Beytullah’a yüz sürdüm,
Cennet’ten bir köşe Kubbe-i Hadrâ’yı gördüm.

Kutsal topraklara ilk açılan kapı Cidde,
Zikirdedir vecd ile müminler her mescidde.

Yâ Rab! Yayılsın yer yer, zevâl gösterme dine,
Gurur dolu, haz dolu, sâdet dolu Medîne.

Lâkin, Osmanlı âsârının birçoğu gibi,
Durur Medîne’de “gar”, mahzûn bir kuğu gibi.

Huzur kaynağıdır arası Merve-Safâ’nın,
Uyduk da çağrısına Muhammed Mustafa’nın.

Olmadı gözümüz ne gümüşte ne altında,
Feyz aldı ruhumuz Altınoluk’un altında.

Gör ki, Arafat mahşer ve kubbe kubbe çadır,
Mümin nefsinden uzak, Allaha yakıncadır.

Lebbeyk!.. nidâları semâyı çınlatır orda,
Zulmeti yıkıp ruhları aydınlatır orda.

Müzdelife’de şeytan için toplanan taşlar,
Atıldıkça Mina’da, nurlu bir hayat başlar.

İhlâsla yükseldikçe tekbîr üstüne tekbîr
Gelir gibi lisana cümle varlıklar; Hak bir!

Kalbler imanı taşır, ibâdettedir beden,
En ulvî duygularla döndüm yurda Kâbe’den.
Abdullah Satoğlu

DÜNKÜ CEVAP

Bir bardak suyun üstüne, bardağın yüzeyinden küçük ince bir kağıt konur. Bunun da üstüne ıslanmamış bir iğne konur. Kağıt bir başka iğneyle suyun içine düşürülür. İğne yüzmeye devam edecektir.
Bunun sebebi, iğnenin ellerimizden gelen yağla örtülmesidir. Bir iğne yağa batırılınca suya hiç batmaz, ince kağıda da lüzum yoktur. İğne ıslanmadığı müddetçe suyun yüzey gerilimi ve kaldırma kuvveti onu taşır. Su yüzeyi, 2 mm'den ince düğmeler ve hatta metalleri de taşır.



Erkek : Kemaleddin - Kız : Nur  - Yemek : Yayla çorbası, Türlü, Ispanaklı börek, Hoşaf

Featured Image 01