Untitled Document

GÜNÜN TARİHİ - ERZURUM MÜDAFAASI

Eloğlu geziyordu, sevinçle Erzurum’da,
“Dağları biz yarattık.” gibi hepsi kurumda.

Hepsi de mala, cana, namusa, el atıyor,
Türk gözüne bu hâller diken gibi batıyor...

Birgün geldi dayandı, kemiğe artık bıçak,
Türkler dedi: “Bu işin sonu neye varacak?”

Kara Fatma adında, bir kız çıktı meydana,
Ya aslandır, ya kaplan onu doğuran ana.

Kılıç gibi ortaya fırlattı gövdesini,
Çağırdı Türk olanı, yükselterek sesini:

“Hey dullar, ihtiyarlar, çocuklar nişanlılar,
Sınırlarda dövüşür gürbüz delikanlılar.

Onların kanı var da, yok mu sizin kanınız?
Kadınlar, ihtiyarlar, çocuklar, toplanınız!

Haydi, hazırlanınız alçaklarla güreşe,
Derler, ya devlet başa, yahut da kuzgun leşe!”

Ayaklandı ansızın bunu duyan, duymayan,
Köylü, şehirli, herkes yollara düştü yayan.

Kiminde bir odun var, en zorlu silâh diye,
Kiminde de bir kaya, düşmanlara hediye.

Bilenmemiş bir balta, bir kadının elinde,
Sonra paslı bir bıçak, bir genç kızın belinde!

En başta er bakışlı, Türk kızı, Kara Fatma...
“Türk kızı” da, yetişir sözü fazla uzatma!

İşte bu korkunç alay o gün yola düzeldi,
Nerde düşman gördüyse, boğaz boğaza geldi.

Kimi aldı düşmanın, bir sopayla canını,
Kimi savaş yolunda, sebil etti kanını...

Can havliyle aradı, sığınacak bir delik,
Alçak bize kazdırttı, mezarını üstelik?

Halk zafere kavuştu, hemen o kanlı günde,
O şanlı Aziziye, Tabyası’nın önünde!..

Faruk Nafiz Çamlıbel

DÜNKÜ CEVAP

9


Erkek : Muharrem - Kız : Mihrimah  - Yemek : Yayla çorbası, Fırında patates, Börek, Ayran

Featured Image 01