SOHBET - ORUÇ TUTMAK
Bazı kimseler, orucun sağlığa zararlı olduğunu söylerler. Hâlbuki, Allahü teâlâ, insanlara zararlı olan şeyi emretmez. Az yemek ve oruç tutmak, vücûdun sıhhati için çok önemlidir. Zekât veren malını kirden koruduğu gibi, oruç tutan da vücudunun zekâtını ödemiş olur.
Oruç tutan vücut; âdeta bakıma giren bir makine gibidir. İç organları saran yağlar erir, vücudun zindeliği artar, direnme gücü artar. Mide, böbrek, kalp ve karaciğer, hastalıklara karşı mukâvemet eder. Karaciğer, sindirimle de vazîfelidir. Oruçlu iken birkaç saat istirahat eder, gıda depolama işine ara verir. Mide de, bir müddet dinlenir. Kan hacmi de azaldığı için tansiyon düşerek kalp rahatlar. Damar sertliğine çok faydalıdır. Böyle rahatsızlığı olanlar, Ramazan ayından başka zamanlarda da oruç tutmalıdır.
Çok yiyen çok uyur, çok uyuyanın da vakti boşa geçmiş olur. Ayrıca, sert ve katı kalpli olur. Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Az yiyen sıhhatli olur ve masrafı da az olur. Orucun sabır, şükür, nefs terbiyesi gibi diğer ibâdetlerle de irtibâtı vardır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“Oruç sabrın, sabır da îmânın yarısıdır.
GÜNÜN TARİHİ - İZMİR’İN KURTULUŞU
Yunanistan, Avrupa devletlerinin teşviki ile 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal edip Ankara’ya kadar yaklaştılar. Bu tarihten sonra, yurdun her köşesinde teşkilâtlar kurularak, düşmana karşı mücadeleye başlandı. 3 yıl 3 ay 25 gün süren acılı günlerden sonra, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz sonunda 9 Eylül 1922 sabahı, Fahrettin (Altay) Paşanın komutasındaki Türk süvarileri şehre girdikleri zaman İzmir’i ateşe verilmiş, yanar hâlde buldular. İzmirliler, yine de sevinçliydi. Çünkü düşman işgalinden kurtulmuşlardı
Yunanlıların bir kısmı buldukları gemilerle Yunanistan’a dönerken, çoğu da Ege Denizi’nde boğuldu.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE