SOHBET - ORUCUN FARZLARI
Bir ibâdeti yaparken, o ibâdetin farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini, mekruhlarını ve müfsitlerini, yani bozan şeyleri de bilmek lâzımdır. Bunlar bilinmezse, yapılan ibâdet sıhhatli olmaz. Bunun için orucun farzlarını, mekruhlarını ve müfsitlerini, yani orucu bozan hâlleri ve bozmayan şeyleri iyi bilmek lâzımdır. Orucu bozmayan, fakat sevabını azaltan şeylerden de kaçınmak lâzımdır. Orucun farzı üçtür:
1- Niyet etmek.
2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak.
3- İmsaktan güneşin batmasına kadar olan zaman içinde orucu bozan şeylerden sakınmaktır.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Beş şey orucun sevabını giderir: Yalan, nemîme (yani söz taşımak), gıybet, yabancı kadına şehvetle bakmak ve yalan yere yemin.”
“Bir kimse, Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir, vazife bilir ve orucun sevabını, Allahü teâlâdan beklerse geçmiş günahları affolur.”
Demek ki, orucun Allahın emri olduğuna inanmak ve sevap beklemek lâzımdır.
GÜNÜN TARİHİ - ESKİŞEHİR'İN KURTULUŞU
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan Mondros Mütarekesi’ndeki; itilaf devletlerinin, yurdumuzdaki önemli noktaları, güvenlik gerekçesiyle işgal edebilecekleri hükmüne dayanarak, 1919 yılı Ocak ayında bir İngiliz birliği, Eskişehir istasyonu ve çevresini işgal etti.
Bu işgal, halk tarafından nefretle karşılandı ve gösteriler düzenlenmeye başlandı. İşgalcilere karşı olan direniş, giderek daha teşkilâtlı bir hâle gelip güçlendi.
Uşak, Kütahya ve Bursa üzerinden Eskişehir’e ilerleyen Yunan kuvvetleri, 20 Temmuz 1921'de Türk askerinin boşalttığı Eskişehir'e girdi. Daha sonra Polatlı’nın batısına kadar ilerlediler. Sakarya Savaşı’nda Eskişehir’e kadar geri püskürtüldü. Bir sene sonra da, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un ardından, 2 Eylül’de şehri harâbe hâline getirip çekildiler.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE