TARİH - EYÜP SULTAN
Eyüp Sultan hazretlerinin ismi, Hâlid bin Zeyd’dir. Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. Resûlullah efendimiz hicret edince, onun evinde 7 ay misafir kaldı. O, bütün gazalarda bulundu. Hicrî 50 yılında, Süfyân bin Avf emrinde İstanbul’a gelen, içlerinde Yezîd’in de bulunduğu asker arasında 33 Sahâbî vardı. Bunlardan Hazret-i Hâlid, dizanteriden vefât ederek şehit oldu. İstanbul surları önünde hastalanarak yatağa düşen Ebû Eyyûb-i el-Ensârî’ye vasiyeti sorulunca şöyle buyurdu: “Resûl-i Ekrem’den İstanbul surlarının yakınına salih bir kimsenin defnolacağını işitmiştim. Umarım ki o ben olayım. Bu sebeple vefâtımdan sonra beni gaslediniz. Naaşımı da Müslüman ordusunun ilerleyebileceği en ileri noktaya götürüp defnediniz!’’ O gün Müslümanlar, çarpışarak surlara en yakın varabildikleri yere kadar gittiler. Resûlullahın mübârek sahâbîsini oraya defnettiler.
Fâtih Sultan Mehmed Hânın hocası Akşemseddîn hazretleri kabrini keşfetti. Üzerine güzel türbe ile yanına bir câmi yapıldı. Bu câmi, 1776 zelzelesinde harap oldu. 1800’de yeniden inşâ edildi. Sultan II. Bâyezid Hândan son padişaha kadar Osmanlı Sultanları bu câmide kılıç kuşanırlardı. İstanbul’da en çok ziyaret edilen ve duâ yapılan mahâllerden biridir. Eyüp Kabristanı’nda başka büyük evliyâların ve sultanların da kabirleri vardır.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE