Untitled Document

TARİH - ANADOLU ARMAĞANI LÂLE

Bir süs bitkisi olan ve Osmanlı Devleti’nde bir devre adını veren lâlenin, asıl vatanının Orta Asya olduğu ve Türkler tarafından Anadolu’ya getirildiği biliniyor.

Avrupalılar lâleyi ilk önce bir çeşit zambak sanmışlar ve öyle isimlendirmişlerdir. 17. yüzyıl sonlarından itibaren lâleye karşı olan ilginin olağanüstü artışı, ünlü soğanları elde etme isteği, bazı nâdir lâle soğanlarının fiyatlarının olağanüstü artmasına sebep olmuştur. Bundan dolayı Osmanlı Devleti 1725 yılında lâle için satış fiyatı tesbit etmiştir. O devirde, 800 çeşit lâlenin her birinin ayrı ayrı adı vardı.

Lâlenin, Anadolu’dan ilk yolculuğu Viyana’ya olmuştur. Oradan Hollanda’ya ve ardın-dan da Kanada’ya geçmesiyle, lâle, bütün dünyada tanınır hâle gelmiştir. 1 Mayıs’ta Ankara-Sincan’da Lâle Şenli-ği, Bursa’da da, 1-3 Mayıs tarihlerinde 1. Uluslararası Bursa Lâle Festivali düzenlenmiştir. Bu festivale, Hollanda, Kanada ve Japonya katıldı. Festival süresince, bu çok farklı kültürlerin kaynaşmasına katkıda bulunan lâle, güzelli-ği ve zarâfeti ile, insanlar ve kültürler arasında bir köprü vazifesi görmeye devam ediyor.

Soğanlı ve otsu bir bitki olan lâlenin, Türkiye’de 14, dünyada 2000’den fazla değişik türünün olduğu biliniyor.

NÜKTE - BEŞ ŞEY

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

"Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyin kıymetini biliniz: Ölmeden önce hayatın, hasta-lıktan önce sıhhatin, dünyada iken ahireti kazanmanın, ihtiyarlamadan önce gençliğin ve fakirlikten önce zenginliğin kıymetini."

"Acele etmek şeytandandır. Şu beş şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenaze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah yapınca hemen tevbe etmek."

"Müslümanın Müslüman üzerinde 5 hakkı vardır: Selâmına cevap vermek, hastasını yokla-mak, cenazesinde bulunmak, davetine gitmek ve aksırıp Elhamdülillah diyene, Yerhamükellah diyerek cevap vermek. "



Erkek : Nureddin - Kız : Necla  - Yemek : Un çorbası, Kavurma, Ciğerli pilav, Cacık

Featured Image 01