Untitled Document

TARİH - ESKİ İSTANBUL

“Baharın güzelliğini tarif etmek için İstanbul’u görmüş ve onun bağrında bu uyanışı ya-şamış olmak gerekir. Bahar, İstanbul’a Allahın verdiği bir armağandır. Bundan daha nâdide bir ihsan olabileceğini sanmıyorum.

Boğaziçi, bir mimarinin en nadide hatlarıyla bezenmiş, gözü okşayan renklerin oynaştı-ğı “güzel”in ta kendisidir. Boğaziçi’nde balık, zengin bir sofraya buyur edilmiş, misafirlere ikramda yarışa benziyor. Kışın Karadeniz’den akın eden palamutları, ağları tıka basa dolduran uskumru balıkları izler. Marmara’dan gelen şövalye kılıklı kılıç balıklarının etinden, defne yaprağına sarılmış şişleri, küllenmiş mangal kömürünün ateşinde pi-şirip, tadabilseydiniz, kalb huzuru içinde, “Ulu Tanrım, bu dünyada bana ağız tadı verdin.” diye Allaha şükredebilir-diniz.” Adolphus Slade (19. Yüzyıl İngiliz Amirali)

GÜNÜN TARİHİ - GÂZİ OSMAN PAŞA

1877 Plevne Müdafaasında, Rusların 50000 asker ve 184 topuna karşı, 23000 asker ve 53 topla müdafaada bulunan Gâzi Osman Paşa, düşmanın iki saldırısını püskürtmüş, 3. huruç harekâtında yarala-narak Viz akarsuyu kıyısında bir evde, yarası sarılırken esir düşmüştü. Rus başkumandanı Grandük Nikola askerî tören yaptırarak, askerlik ve esirlik kaidesine aykırı olarak, Osman Paşanın kılıcını geri verip, kendisini tebrik ederek saygı göstermiştir.

Gâzi Osman Paşa, 2 ay sonra yurda dönmüştür. Padişahın 2 kızını, Paşanın 2 oğluna vermesiyle, padişaha hısım olan Gâzi Osman Paşa, 5 Nisan 1900’de 67 yaşında vefât etti. Vasiyeti üzerine, Fâtih Türbesi bahçesine defnedildi.



Erkek : Rıza - Kız : Reyhan  - Yemek : Şehriye çorbası, Güveç, Yoğurt, Muhallebi

Featured Image 01