ŞİİR - HER ŞEY YERLİ YERİNDE
|
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi, Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan, Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak, Serpilen aydınlıkta dalların arasından, Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman,
Sessizlik dökülüyor bir yerde yaprak yaprak.
Biliyorum gölgede senin uyuduğunu, Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin, Hazların aleminde yumulmuş kirpiklerin,
Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu.
Belki rüyâlarındır bu taze açmış güller, Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde, Bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde,
Rüyåsı ömrümüzün çünkü eşyaya siner.
Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda, Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan, Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan, Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgârda.
|
FIKRA - ÜÇ GRUP
Başhekim, akıl hastanesinde durumu iyi olan hastalardan üç grup yapar. Hastane bahçesine fidan diktirecektir. Birinci gruba çukur açmak, ikincisine fidan dikmek ve üçüncü gruba da çukuru kapat-mak görevini verir ve tatbiki olarak gösterir.
Birinci gün epey fidan dikilmiştir. İkinci günü oradan geçen bir doktor, bir grubun çu-kur açtığını, diğer bir grubun da açılan çukuru kapattığını görünce, ne yaptıklarını sorar. İçlerinden birisi cevap verir:
- Fidan diken bir grup daha vardı. Onlar bugün gelmeyince, bari bizim işimiz geri kal-masın diye çalışıyoruz.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE