Untitled Document

TARİH - HAFİYELİK

Sultan Abdülhamid Hânın son senesinde İttihad ve Terakki Partisi iktidarı ele geçirince, halkı padişah aleyhine çevirmek ve kendi partilerine üye yapmak için çalışmalara başlarlar... Bunlardan Dr. Nazım Bey, Aydın’a giderek, tütün tüccarı sıfatıyla şehrin ileri gelenleriyle görüşür. Bu arada meşhur Çakıcı Mehmet Efe’nin yanına da gider... Sohbet esnasında Efe’ye der ki:

“Sultan Abdülhamid devlete hainlik ediyor. Bilhassa ortalığı hafiyelerle doldurdu. Bunların hemen dağıtılması lâzım...”

Çakıcı Efe, Nazım Beye dönerek şöyle konuşur:

“Padişah memlekete hainlik etmez... Hafiye işine gelince, ben bir eşkıyayım. Dağda gezebilmem için jandarmaların hareketlerinden haberdar olmam lâzım. Bu köylerde benim 20’den fazla hafiyem var. Onlar bana zamanında haber iletmeseler, bir gün bile bu dağlarda dolaşamam. Benim gibi bir eşkıyanın hafiyeye ihtiyacı oluyor da bu devletin padişahının niçin olmasın? Böyle münasebetsiz laflar etmeyin ve derhal burayı terkedin!..”

Hafiyelik dedikleri meselenin aslı şöyledir: Osmanlı Devleti’ne “hasta adam” gözü ile bakıldığı ve paylaşma hesapları yapıldığı bir devrede başa geçen Sultan Abdülhamid Hân, dünyadaki politik gelişmeleri yakından takip etmek üzere sarayda bir çeşit “bilgi merkezi” kurdurdu. Buraya bilgi akışını sağlayan “özel görevliler” vardı... Osmanlı ülkesiyle ilgili bütün dünyada çıkan yazılar ve dış temsilciliklerden gelen raporlar burada toplanır ve değerlendirilirdi... İşte “hafiyelik” dedikleri budur.

ZEKÂ BULMACASI - TABLODAKİ KEDİ


Yukardaki Mono Lisa tablosuna bir kedi resmi ilâve edilmiş. Bu kediyi bulup çıkarabilecek misiniz? (Cevabı yarın)



Erkek : Celil - Kız : Celile  - Yemek : Düğün çorbası, Türlü, Ayran, Salata



Featured Image 01