Untitled Document

ŞİİR - ESKİ BİNA

Odamın karşısında ahşaptan bir ev vardı,

Buğulu gözleriyle melül melül bakardı.
 

Utançtan al al olmuş kan dolmasıyla güller,

Âşina olmuş idi çevresine bülbüller.
 

Bülbül Rabbe bağlıydı, değildi güle aşık,

Bahçesinde manzara hayat kadar karışık.
 

Kargaların vatanı asırlık çınarıydı,

Dallar göğe yükselir, gövde iri yarıydı.
 

Başlardı yeni güne sabahın nefesiyle,

Secdeye kapanırdı “Allah Allah” sesiyle.
 

Çatlayan gövdesiyle sanki bir ihtiyardı,

Tekbir sesleri ile yer yerinden oynardı.
 

Kapalı gözlerimle giderdim eskilere,

Nice hayra kapıydı ve de kaleydi şerre.
 

Birgün şaşırıp kalmış bir balta darbesiyle,

Çekiçlerin ardarda muazzam inmesiyle.
 

Ve artık kapı kapı, göz göz ve oda oda,

Çöküp gitti eski ev çıkartmadan ses seda.
 

Uyarmayacak artık onu sabah nefesi,

Sarsmayacak tavanı havuzların gür sesi.
 

Sofasında bir daha halı dokunmayacak,

Sedeften rahlelerde Kur’ân okunmayacak.
 

Solmayacak yârı bul, artık ey mahzun bülbül,

Toprak kucaklaştı güzellik sembolü gül. Farika Teymur

NÜKTE - ÇINAR AĞACI

Bir öğrenci sosyoloji hocaları olan rahmetli Seyyid Ahmet Arvasî’ye sorar:

- Hocam, “İnsan maymunun gelişmiş şeklidir.” diyorlar, siz buna ne dersiniz?

Seyyid Ahmet Arvasî şu cevabı verir:

- O mantığa göre derim ki; çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.



DÜNKÜCEVAPLAR:

  • Portakal,
  • Koyun,
  • Yıldız,
  • Rüzgâr,
  • Ay.


  • Erkek : Oğuz - Kız : Didar  - Yemek : Erişte çorbası, Fırında tavuk, Havuç tatlısı



    Featured Image 01