ŞİİR - ÇANAKKALE’DE CEPHEDE NAMAZ (2)
|
Başındaki kabalağın gölgesine gömülen, Süzük gözler, dikilmişti o süngüden mihraba, Hakkın büyük divanında, eli bağlı, dururken,
Artık o, can kaygısını almıyordu hesaba, Allah Allah, bu ne yüksek bir imandır Yâ Rabbi! Bir Müslüman, ne büyük bir kahramandır, Yâ Rabbi! Kahramandır, çünkü toplar etrafında patlarken,
Zerre kadar titremedi, namazını bozmadı. Dört yanına ateş saçan türlü türlü âfetten, Sanki onu koruyordu bir meleğin kanadı, Onun, böyle tevekkülü bana pek çok dokundu,
Yüreğimi bir şey ezdi... İki gözüm sulandı. Potinleri yanındaydı... Onun büyük saygısı, Kunduralı ibâdeti görmüyordu muvâfık. Böyle bir yüreğin bütün işi, kaygısı,
Elbet Hakkın rızasına olmalıydı mutâbık, Kuru toprak üzerinde, kundurasız kılınan, Bu namazın, pek uygun bir kubbesiydi âsumân! Yaradana karşı boynu bükük duran bir nefer,
Korku bilmez bir yiğitti, hürmetlerle eğildim! Duâsına, mutlak âmin diyorlardı melekler, Kendimi pek fazla gördüm, usul usul çekildim, Ben giderken, kulağıma değdi onun sadâsı, (Allahümme salli alâ seyyidinâ) duâsı. ...................................................... Şimdi, hâlâ nerede bir kabalaklı askeri, Görse gözüm, hatırlarım o kahraman neferi! Ahmet Nedim (1915)
|
FIKRA - NİÇİN VERMEZMİŞ
Komşusu Nasreddin Hocaya der ki:
- Hoca Efendi sende 40 yıllık sirke varmış. Ondan bir fincan verir misin?
- Veremem komşum. Eğer her isteyene verseydim, 40 yıllık sirkeden şimdiye kadar hiçbir şey kalır mıydı?
DÜNKÜ CEVAP
1-Daire ile kare,
2-Dikdörtgen ile üçgen,
3-Yıldız ile çember.
Erkek : Sıtkı - Kız : Selma - Yemek : Etli mercimek, Fırında patates, Komposto
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE