MAKALE - ÖZGÜRLÜK VE KÖLELİK (1)
Sual:Allah insanlar için kurallar koymuş. Bu; özgürlüğe, doğallığa aykırı değil mi?
Cevap: Allahü teâlânın kural koymadığı mahlukları da var. Meselâ aslan, geyik dağda özgürce gezip dolaşırlar. Özgürlük ve doğallıktan kasıt, başıboş, serbest yaşamak olmasa gerek.
Önce sizi düşünelim. Küçük çocuğunuz, pis ve zararlı şeyleri yemek için eline alsa, yeme o pistir, zararlıdır der misiniz? Ateşe uzansa, cızzz yakar o der misiniz? Yılana elini uzatsa, sakın dokunma sokar der misiniz? Kışın sokağa çıplak çıksa, üşürsün hırkanı giy de çık der misiniz?
Derseniz, çocuk size baba benim özgürlüğüme karışma dese ne dersiniz? En azından ben babayım, çocuğumun iyiliğini düşünmem gerekir, onun için böyle söyledim dersiniz.
Evinizdeki eşyaları, rastgele hepsini üst üste bir odaya mı koydunuz, yoksa buzdolabını ve bulaşık makinesini mutfağa, çamaşır makinesini banyoya, karyolayı yatak odasına mı koydunuz? Hangi hâlde koyarsanız koyun, eşya sizindir kimse karışamaz.
Bu kâinat ve içindekiler de başıboş değildir. Hepsinin bir sahibi vardır. Siz nasıl çocuğunuza zarar gelmesini istemiyorsanız, her şeyin sahibi olan Allahü teâlâ da, kendi mülkü olan insana, o kişinin faydası için bazı emir ve yasaklar bildirmiştir. Evinizdeki eşyalar nasıl sahipsiz değilse, bu kâinat da sahipsiz değildir.
Arapça’da Abd, kul, köle demektir. Orta Çağ’da bütün dünyada kölelik sistemi vardı. Köleler eşya gibi, hayvan gibi alınıp satılırdı. Sahibi de, köleye istediği işleri yaptırma yetkisine sahipti. Köle, şunu yaparım, şunu yapmam diyemezdi. Çünkü onun sahibi ne isterse öyle yapmak zorunda idi. Köle tam bir esir idi. İslâmiyet köleliği kaldırmak için epey çareler koymuştur.
Bütün insanları da Allah yoktan yarattı. Yani bütün insanlar, Allahın kulu, kölesidir. Efendimiz Allahtır. Hepimiz köleyiz. Köle köleliğini bilmeli, efendisi ne emrediyorsa onu yapmalıdır. Bu efendi, kölelik sistemindeki efendiden çok farklıdır.
Erkek : Murat - Kız : Âlime - Yemek : Paça Çorbası, Yaprak sarması, Yoğurt, Kavun
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE