Untitled Document

MENKIBE - ASIL ŞEREF

Hazret-i Ömer maiyeti ile birlikte Şam’a gidiyordu. Şehre yaklaşınca Şam Ordusu kumandanı Ebû Ubeyde bin Cerrah hazretleri büyük bir kalabalıkla karşıladı. Hazret-i Ömer kölesi ile nöbetleşe deveye bindiğinden, o ara halîfe devesinden indi. Yerine kölesi bindi. Devenin yularından tuttu. Bunu gören Ebû Ubeyde bin Cerrah dedi ki:

- Efendim, bütün Şamlılar, bilhassa Rumlar, Müslümanların halîfesini görmek için toplandılar. Sizi bekliyorlar. Bu yaptığınızı nasıl izah edebiliriz?

Hazret-i Ömer buyurdu ki:

- Yâ Ebâ Ubeyde! Senin bu sözünü işitenler, insanın şerefini, vasıtaya binerek gitmekte ve süslü elbise giymekte sanacaklar. Biz daha önce zelil ve hakir bir kavimdik. Allahü teâlâ, bizleri Müslümanlıkla şereflendirdi. Bundan başka şeref ararsak, Allahü teâlâ bizi zelil eder.

FIKRA - MATERYALİST AVUKAT

Çok havalı ve zengin bir avukat, yeni aldığı lüks spor arabasını ofisinin önüne park eder. Ofisteki arkadaşlarına nasıl gösteriş yapacağını düşünerek arabasından inerken, yoldan hızla geçen bir kamyon, sol tarafındaki kapıyı kopartıp atar.

Avukat derhal polisi arar. Polis gelince avukat bağırmaya başlar:

- Daha geçen gün aldığım arabam mahvolmuştur. O kamyonun sürücüsü derhal bulunmalı ve hasar ona mutlaka ödettirilmelidir.

Polis bıkkın bir şekilde başını sallar:

- Sahip olduğunuz şeylere öyle bağlanıyorsunuz ki, başka birşeyi gözünüz görmüyor...

- Nasıl söylersin bunu bana?

- Baksana, sol kolun dirseğinin altından kopmuş, görmüyor musun? Ve sen bana arabanın hasarından bahsediyorsun...

- Aman tanrım! Ceketim de mahvolmuş...



Erkek : Süleyman - Kız : Sevim  - Yemek : Etli bamya, Domates dolması, Muhallebi



Featured Image 01