MAKALE - DİNLERARASI DİYALOG (2)
Dinlerarası diyalog olabilmesi için mutabakat şartı gerekir.
Biz Müslümanlar:
Bizim dışımızda olanlar ise:
Bu şartlar altında nasıl diyalog yapılabilir?
Birtakım saf, câhil, gâfil genç Müslümanlara çok acıyorum, hâllerine çok üzülüyorum. Birilerinin peşlerine düşmüşler, çok vahim vartalara giriftar olmuşlar. Görmedim, “Müslüman Hıristiyanlar” adında bir kitap yayınlandığını bile duydum.
Allah İbrahim Halilullah aleyhisselâm efendimiz için “O Yahudi ve Nasranî değildi, hanif ve müslimdi.” buyururken, biz Nasranîler için nasıl; “İbrahîmidir, Müslümandır.” diyebiliriz?
Bırakın bugünkü Hıristiyanlıkları, Hazret-i İsa'nın tebliğ etmiş olduğu hak din bile, Muhammed aleyhisselâmın gelmesinden sonra hükümden kaldırılmıştır.
Gerçekten çok büyük bir fitne karşısındayız.
Siyonistler ve Haçlılar, birtakım islâmî sektler vasıtasıyla Müslümanların içlerine girmişlerdir. Diyalog ve Hoşgörü işinde milyarlarca dolar döndüğü söyleniyor...
Zâhiren İslâma benzeyen yeni bir din türetmek istiyorlar. “Ilımlı İslâm, Light İslâm, Ehlî (Evcil) İslâm...”
Diyalog ve hoşgörü konusunda Müslümanlar arasında çok derin, çok köklü, uzlaşma ihtimali olmayan bir ihtilâf vardır.
1. Ehl-i Sünnet Müslümanları, cumhur-i ulemâ; “Böyle bir şey olamaz, bu küfürdür.” diyorlar.
2. Bir kısım islâmî sektler ise; “Câizdir, biz yaptık oldu.” diyorlar.
Diyalogçuların 20-30 ana konuda küfre düştüklerine dair iddialar bulunuyor...
Erkek : Tarık - Kız : Tuba - Yemek : Un çorbası, Kavurma, Ciğerli pilav, Cacık
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE